Ahkaf Suresi 30. Ayet
قَالُوا
يَا
قَوْمَنَٓا
اِنَّا
سَمِعْنَا
كِتَاباً
اُنْزِلَ
مِنْ
بَعْدِ
مُوسٰى
مُصَدِّقاً
لِمَا
بَيْنَ
يَدَيْهِ
يَهْد۪ٓي
اِلَى
الْحَقِّ
وَاِلٰى
طَر۪يقٍ
مُسْتَق۪يمٍ
٣٠
Kâlû yâ kavmenâ innâ semi’nâ kitâben unzile min ba’di mûsâ musaddikan limâ beyne yedeyhi yehdî ilâ-lhakki ve-ilâ tarîkin mustakîm(in)
Ahkaf Suresi 30. Ayet Meâlleri

Ahkaf Suresi 30. Ayet Hakkında Genel Bilgiler
Sure | Ahkaf |
Sure Numarası | 46 |
Ayet Numarası | 30 |
Sure Türü | Mekki |
Bulunduğu Cüz | 26 |
Kur'an Sayfası | 532 |
Toplam Harf Sayısı | 136 |
Toplam Kelime Sayısı | 25 |
Ahkaf Suresi, Mekke döneminde inmiş bir suredir ve genel olarak, Kur'an'ın tevhid, ahiret, peygamberlik gibi ana temalarını işler. Bu surede, özellikle cinlerin İslam'ı kabul etmeleri üzerine bir bölüm bulunmaktadır. Ahkaf Suresi'nin 30. ayeti, cinlerin kendi toplumlarına hitap ederek, Musa'dan sonra indirilen bir kitabı işitip onun gerçeği ve doğru yolu gösterdiğini bildirdiklerini ifade eder. Bu bağlamda ayet, toplumsal bir bilgilendirme ve davet içerir. Cinlerin bu ayette belirttikleri, insanların dini tecrübelerine ve Kur'an'ın doğruluğuna dair bir referanstır. Ayetin geçtiği bu bölüm, cinlerin İslam'a dair beyanlarını ve bu beyanların insan toplumuna olan etkisini vurgular.
Ahkaf Suresi 30. Ayet ile İlgili Dil Bilgisi Açıklamaları:
Kelime | Temel Anlamı |
---|---|
كتاب | kitap |
صدق | doğruladı |
هدى | doğru yol |
قوم | kavim |
سمع | duydu |
Ayet, Arapça dil bilgisi açısından dikkat çeken bazı unsurlar içerir. Örneğin, "هدى" kelimesi, doğru yola rehberlik anlamına gelirken, "صدّق" kelimesi, doğrulama anlamında kullanılmaktadır. Bu kelimeler, Kur'an'ın amaçlarından biri olan doğru yolu göstermek ve önceki kitaplarla ilişki kurma temasını pekiştirir.
Ahkaf Suresi 30. Ayet ile İlgili İstatistiksel Bilgiler ve Görselleştirme:
Kelime | Temel Anlamı | Kur'an'daki Toplam Geçiş Sayısı |
---|---|---|
كتاب | kitap | 230 |
صدق | doğruladı | 121 |
هدى | doğru yol | 70 |
قوم | kavim | 150 |
سمع | duydu | 55 |
Bu kelimeler Kur'an'da sıkça yer almaktadır çünkü Kur'an, insanlara yön gösterme, doğru yolu bulma ve toplumsal bilgilendirme konularında önemli mesajlar içermektedir. Özellikle ‘kitap’ kelimesinin sıklığı, Kur'an'ın kendisini nasıl tanıttığını ve önceki ilahi mesajlarla olan ilişkisini vurgular. Doğrulama ve rehberlik temaları, dinin anlaşılması ve uygulanması açısından kritik bir öneme sahiptir.
كتاب
230
قوم
150
صدق
121
هدى
70
سمع
55
Ahkaf Suresi 30. Ayetin Meallerindeki Dilsel Farklılıklar:
Meal Sahibi | Kullanılan İfade | Dilsel Tonu |
---|---|---|
Abdulbaki Gölpınarlı | gerçekten de biz, Musa'dan sonra indirilmiş bir kitap duyduk ki önceki kitapları gerçeklemede | Geleneksel |
Diyanet İşleri | kendisinden önceki kitapları doğrulayan, gerçeğe ve doğru yola ileten bir kitap dinledik. | Modern |
Elmalılı Hamdi Yazır | kendisi öncekileri tasdik eden bir kitap dinledik. | Geleneksel |
Mehmet Okuyan | kendinden öncekini(n aslını) doğrulayan | Açıklayıcı |
Ömer Nasuhi Bilmen | kendisi öncekileri tasdik edici olarak | Geleneksel |
Süleyman Ateş | kendinden öncekini doğrulayan | Modern |
Süleymaniye Vakfı | kendinden önceki kitapları da tasdik ediyor. | Açıklayıcı |
Yaşar Nuri Öztürk | kendinden öncekini doğrulayan | Modern |
Tabloda görüldüğü üzere, birçok mealde 'kendisinden önceki kitapları doğrulayan' ifadesi kullanılmaktadır. Bu ifade, dinin sürekliliği açısından önemli bir kavramdır ve anlam açısından derin bir bağ kurar. Çoğu mealde 'doğru yol' veya 'gerçeği' gibi ifadeler de ortak olarak kullanılmıştır. Bu durum, ayetin genel mesajının bütünlüğünü korumaya yardımcı olmaktadır. Ancak bazı meallerde 'tasdik eden' veya 'doğrulayan' gibi farklı kelime tercihleri bulunmaktadır. Bu tercihler, dil açısından anlam farklılıkları yaratabilir. 'Tasdik' kelimesi daha çok resmi ve dini bir dil kullanırken, 'doğrulamak' kelimesi daha sade ve anlaşılır bir anlatım sunmaktadır. Bu gibi farklılıklar, meallerin dilsel tonunu etkiler ve okuyucuya değişik bir perspektif sunar.
Ahkaf Sûresi 30. Ayet ile Bağlantılı Diğer Ayetler
Ahkaf Suresi 30. ayet, Hz. Muhammed'in (s.a.v) tebliğ ettiği mesajın doğruluğunu, onun yanında bulunan insanların durumunu ve inkar edenlerin başına gelecek olanları belirtmektedir.
- En'âm Sûresi 33. Ayet: Bu ayette, peygamberlere karşı işlenen inkârcılık ve onların karşılaştıkları muameleler üzerine bir değerlendirme yapılarak, inkâr edenlerin sonunda ne halde olacakları hakkında bilgiler verilmektedir. Bu durum, Ahkaf 30. ayet ile benzer bir bağlamda yer almaktadır.
- Yûnus Sûresi 93. Ayet: Bu ayette, Hz. Musa'nın kavmi ile olan karşılaşmasından sonra Allah’ın mucizeleri üzerinde durulmakta ve inkâr edenlerin sonuçlarına dair bir hatırlatma yapılmaktadır. İki ayet de inkar edenlerin başına gelecek olan akıbete işaret eder.
- Zümer Suresi 36. Ayet: Bu ayette, Allah’ın koruyuculuğu ve inkar edenlerin hiçbir şekilde Allah'tan korunamayacağı belirtilmektedir. Ahkaf 30. ayetle birlikte düşünüldüğünde, inkarın sonuçları hakkında ilave bilgiler sunmakta.
Bu ayetler topluca değerlendirildiğinde, Hz. Muhammed'in tebliğini reddedenlerin, peygamberlere ve onlara inananlara olan tavırlarının sonuçlarına vurgu yapılmaktadır. İnkârın sonuçları, Allah'ın korumasını kaybetme ve ahiret azabının kaçınılmazlığı gibi hususlar üzerinde durulmaktadır. Tüm ayetler, inkarcılığın riskleri ve Allah'ın razı olduğu inancın önemi hakkında bir uyarı niteliği taşımaktadır.
Okumak istediğin ayeti seç