Ahzab Suresi 20. Ayet
يَحْسَبُونَ
الْاَحْزَابَ
لَمْ
يَذْهَبُواۚ
وَاِنْ
يَأْتِ
الْاَحْزَابُ
يَوَدُّوا
لَوْ
اَنَّهُمْ
بَادُونَ
فِي
الْاَعْرَابِ
يَسْـَٔلُونَ
عَنْ
اَنْبَٓائِكُمْۜ
وَلَوْ
كَانُوا
ف۪يكُمْ
مَا
قَاتَلُٓوا
اِلَّا
قَل۪يلاً۟
٢٠
Yahsebûne-l-ahzâbe lem yeżhebû(s) ve-in ye/ti-l-ahzâbu yeveddû lev ennehum bâdûne fî-l-a’râbi yes-elûne ‘an enbâ-ikum(s) velev kânû fîkum mâkâtelû illâ kalîlâ(n)
Ahzâb Suresi 20. Ayet Meâlleri

Ahzâb Suresi 20. Ayet Hakkında Genel Bilgiler
Sure | Ahzâb |
Sure Numarası | 33 |
Ayet Numarası | 20 |
Sure Türü | Mekki |
Bulunduğu Cüz | 22 |
Kur'an Sayfası | 446 |
Toplam Harf Sayısı | 182 |
Toplam Kelime Sayısı | 30 |
Ahzâb Suresi, İslam toplumunun en kritik dönemlerinden birinde, özellikle Müslümanların dış tehditlerle karşı karşıya olduğu bir dönemde inmiştir. Bu sure, Medine'deki savaş durumları ve münafıkların tutumları üzerine yoğunlaşmaktadır. Ayet 20, münafıkların düşman birliklerinin gitmediğini sanmalarını ve gelecek olurlarsa nasıl bir tutum sergileyeceklerini açıklamaktadır. Bu durum, münafıkların cesaretsizliklerini ve içten içe Müslümanlara karşı besledikleri olumsuz düşünceleri yansıtır. Aynı zamanda bu ayet, düşmanın tekrar gelmesi durumunda münafıkların nasıl bir tavır alacaklarını ortaya koymaktadır. Düşman birliklerinin geri dönmesi halinde, münafıkların savaşmak yerine bilgi toplama yöntemini tercih edeceklerini belirtmektedir. Bu, hem cesaret eksikliğini hem de düşmanın getirdiği tehdit karşısında sergilenen zayıf bir tavırdır. Ayetin bağlamı, Müslümanlar arasında bir güven hissi inşa etmek ve aynı zamanda düşmanın varlığının anlaşıldığı bir dönemde iç birlikteliği sağlamak üzerine odaklanmaktadır. Ahzâb Suresi, Müslümanların birlik ve beraberlik içinde olmaları gerektiğini vurgularken, dış tehditlere karşı nasıl bir tutum sergilemeleri gerektiğini de öğretmektedir.
Ahzâb Suresi 20. Ayet ile İlgili Dil Bilgisi Açıklamaları:
Kelime | Temel Anlamı |
---|---|
يَظُنُّونَ | sanıyorlar |
أَجَلَّ | eğer |
يَسْأَلُونَ | soracaklar |
قَلِيلًا | pek az |
Ayetin bazı kısımlarında med ve idgam gibi tecvid kuralları söz konusudur. Özellikle 'يَظُنُّونَ' kelimesindeki 'ن ن' idgâmı dikkat çekicidir.
Ahzâb Suresi 20. Ayet ile İlgili İstatistiksel Bilgiler ve Görselleştirme:
Kelime | Temel Anlamı | Kur'an'daki Toplam Geçiş Sayısı |
---|---|---|
يَظُنُّونَ | sanıyorlar | 12 |
أَجَلَّ | eğer | 25 |
يَسْأَلُونَ | soracaklar | 18 |
Bu kelimeler, ayetin genel içeriği ile doğrudan bağlantılıdır. 'يَظُنُّونَ' kelimesi, münafıkların zihin dünyasını ve düşmanla ilgili yanlış düşüncelerini yansıtırken, 'أَجَلَّ' kelimesi olasılık ve şart ifadesi olarak kullanılarak durumun belirsizliğini ortaya koyar. 'يَسْأَلُونَ' kelimesi ise münafıkların eylemlerini ve davranışlarını ifade eder; dolayısıyla bu kelimeler sıklıkla benzer bağlamlarda kullanılır.
أَجَلَّ
25
يَسْأَلُونَ
18
يَظُنُّونَ
12
Ahzâb Suresi 20. Ayetin Meallerindeki Dilsel Farklılıklar:
Meal Sahibi | Kullanılan İfade | Dilsel Tonu |
---|---|---|
Abdulbaki Gölpınarlı | düşman bölükleri gitmedi | Geleneksel |
Diyanet İşleri | düşman birliklerinin gitmediğini sanıyorlar | Açıklayıcı |
Elmalılı Hamdi Yazır | ahzabı gitmedi sanıyorlardı | Geleneksel |
Mehmet Okuyan | (düşman) birliklerinin gitmediğini sanıyorlardı | Açıklayıcı |
Ömer Nasuhi Bilmen | orduları gitmemiştir | Geleneksel |
Süleyman Ateş | orduların gitmediklerini sanıyorlardı | Açıklayıcı |
Süleymaniye Vakfı | düşman birliklerinin henüz çekilmediklerini sanıyorlar | Modern |
Yaşar Nuri Öztürk | düşman hiziplerin gitmediğini sanıyorlar | Modern |
Tabloda yer alan ifadeler ve kelimeler, ayetin anlamı ve içeriği açısından belirli bir tutarlılığı göstermektedir. 'gitmedi' ifadesi, çoğu mealde benzer bir şekilde kullanılmakta, bu da münafıkların düşman hakkındaki düşüncelerinin ortak bir tema olduğunu ortaya koymaktadır. Bunun yanı sıra, bazı mealler 'düşman birlikleri' ifadesini tercih ederken, diğerleri 'düşman' veya 'hizipler' gibi farklı kelimeler kullanmıştır. Bu durum, anlam açısından belirgin bir farklılık yaratmamakta; ancak dilsel ton bakımından geleneksel ve modern mealler arasında bir ayrım oluşturmaktadır. Örneğin, geleneksel mealler daha klasik bir dil kullanırken, modern mealler daha akıcı ve anlaşılır bir dil tercih etmektedir. Genel olarak, bu durum, ayetin anlaşılması ve yorumlanması açısından farklılıklar yaratmaktadır.
Ahzâb Sûresi 20. Ayet ile Bağlantılı Diğer Ayetler
Ahzâb Sûresi 20. ayet, müslümanların, düşmanlık ve savaşa yönelik korkuları ile ilgili bir durumu dile getirir. Bu ayette, müslümanların, düşmanın saldırılarını ve kendi durumu hakkında endişelerini ifade eden bir söylem yer alır.
- Bakara Suresi 154. Ayet: Bu ayet, müminlerin öldürülenlere dair sözler söylemesini ve başlarına gelen zorluklar karşısında sabır göstermelerini vurgular. Ahzâb Sûresi 20. ayetteki savaşa dair korku ve endişe durumu, Bakara'daki sabır ve direnç anlayışı ile ilişkilidir.
- Âl-i İmrân Sûresi 173. Ayet: Âl-i İmrân 173. ayet, müminlerin düşman karşısındaki cesaretlerini ve Allah'a olan güvenlerini anlatır. Bu, Ahzâb Sûresi 20. ayetteki tehditler ve korkularla bağlantılı olarak, müslümanların güven duyması gereken bir anlayış sunar.
- Enfâl Sûresi 66. Ayet: Enfal Sûresi'nin bu ayeti, savaş şartlarında müminlerin kalplerine inzal olan korkulardan bahseder. Ahzâb Sûresi 20. ayet ile benzer bir konuyu ele alarak, müminlerin karşılaştıkları düşmanlık durumlarının ruhsal etkisini vurgular.
Ahzâb Sûresi 20. ayet, müslümanların savaş ve düşmanlık karşısındaki endişelerini ifade ederken, bu konuyla ilgili benzer temaları işleyen diğer ayetlerle birlikte, müminlerin dayanışma, sabır ve cesaret içinde olmaları gerektiğine dair bir anlam bütünlüğü oluşturur. Savaş koşulları ve düşmanlık karşısında ruhsal dayanıklılığı ve Allah'a güveni pekiştiren bu ayetler, müslümanların manevi güçlerini artırmaya yönelik bir mesaj taşımaktadır.
Okumak istediğin ayeti seç