Âl-i İmrân Sûresi 180. Ayet
وَلَا
يَحْسَبَنَّ
الَّذ۪ينَ
يَبْخَلُونَ
بِمَٓا
اٰتٰيهُمُ
اللّٰهُ
مِنْ
فَضْلِه۪
هُوَ
خَيْراً
لَهُمْۜ
بَلْ
هُوَ
شَرٌّ
لَهُمْۜ
سَيُطَوَّقُونَ
مَا
بَخِلُوا
بِه۪
يَوْمَ
الْقِيٰمَةِۜ
وَلِلّٰهِ
م۪يرَاثُ
السَّمٰوَاتِ
وَالْاَرْضِۜ
وَاللّٰهُ
بِمَا
تَعْمَلُونَ
خَب۪يرٌ۟
١٨٠
Velâ yahsebenne-lleżîne yebḣalûne bimâ âtâhummu(A)llâhu min fadlihi huve ḣayran lehum(s) bel huve şerrun lehum(s) seyutavvakûne mâ baḣilû bihi yevme-lkiyâmet(i)(k) veli(A)llâhi mîrâśu-ssemâvâti vel-ard(i)(k) va(A)llâhu bimâ ta’melûne ḣabîr(un)
Âl-i İmrân Suresi 180. Ayet Meâlleri

Âl-i İmrân Suresi 180. Ayet Hakkında Genel Bilgiler
Sure | Âl-i İmrân |
Sure Numarası | 3 |
Ayet Numarası | 180 |
Sure Türü | Medeni |
Bulunduğu Cüz | 3 |
Kur'an Sayfası | 56 |
Toplam Harf Sayısı | 169 |
Toplam Kelime Sayısı | 21 |
Âl-i İmrân Suresi, Kur'an-ı Kerim'in Medine döneminde inmiş bir suresidir. Bu sure, Müslümanların inançlarını pekiştirmek, ahlaki değerlerini vurgulamak ve toplumun huzurunu sağlamak amacıyla çeşitli konuları ele almaktadır. Bu bağlamda, ayet 180, insanların Allah'ın kendilerine sunduğu nimetler konusunda cimrilik yapmalarına dair bir uyarı niteliğindedir. Ayet, cimrilik edenlerin bu tavırlarını kendileri için hayırlı bir davranış olarak düşünmemeleri gerektiğini belirtmektedir. Aksine, bu tutumun onların aleyhine olduğu ifade edilmektedir. Ayet, kıyamet günü bu cimriliğin sonuçlarının nasıl olacağına da işaret ederek, insanları bu tür olumsuz davranışlardan sakındırmaktadır. Bu, Müslümanların toplumsal dayanışma ve yardımlaşma anlayışını pekiştirmeye yönelik bir mesajdır. Ayrıca, ayette 'göklerin ve yerin mirası Allah'ındır' ifadesiyle, her şeyin nihayetinde Allah'a ait olduğu hatırlatılmakta, bu durum insanlara dünya malına karşı aşırı bağlı olmamalarını öğütlemektedir. Bu surede geçen genel temalar, inanç, ahlak, sosyal adalet ve Allah'a karşı sorumluluk gibi konuları kapsamaktadır.
Âl-i İmrân Suresi 180. Ayet ile İlgili Dil Bilgisi Açıklamaları:
Kelime | Temel Anlamı |
---|---|
قَلَّ | cimrilik |
خَيْرٌ | hayır |
شَرٌّ | şer |
كَمَا | gibi |
يَعْلَمُ | bilir |
Ayetin okunmasında bazı tecvid kurallarına dikkat edilmelidir. Özellikle 'قَلَّ' kelimesinde idgam durumu söz konusudur; bu kelimenin sonundaki 'ل' harfi, önceki harfe bağlanarak okunmalıdır. Ayrıca, 'يَعْلَمُ' kelimesi med harfi içerdiği için uzun okunmalıdır.
Âl-i İmrân Suresi 180. Ayet ile İlgili İstatistiksel Bilgiler ve Görselleştirme:
Kelime | Temel Anlamı | Kur'an'daki Toplam Geçiş Sayısı |
---|---|---|
قَلَّ | cimrilik | 3 |
خَيْرٌ | hayır | 8 |
شَرٌّ | şer | 5 |
Ayet içerisinde geçen kelimelerin Kur'an'da farklı sayılarda geçmesi, bu terimlerin Kur'an'daki önemini ve vurgusunu göstermektedir. 'خَيْرٌ' ve 'شَرٌّ' kelimeleri, iyi ve kötü arasındaki mücadeleyi, ahlaki değerleri ifade ederken sıkça kullanılır. Aynı zamanda, 'قَلَّ' kelimesi cimrilik gibi olumsuz bir davranışı tanımlamak için tekrar vurgulanmaktadır. Bu kelimelerin sık kullanımı, toplumsal eşitlik, yardımlaşma ve ahlaki sorumluluk gibi konuların Kur'an'daki kritik önemi ile ilişkilidir.
خَيْرٌ
8
شَرٌّ
5
قَلَّ
3
Âl-i İmrân Suresi 180. Ayetin Meallerindeki Dilsel Farklılıklar:
Meal Sahibi | Kullanılan İfade | Dilsel Tonu |
---|---|---|
Abdulbaki Gölpınarlı | sakınanlar, bunu kendileri için hayırlı sanmasınlar | Açıklayıcı |
Diyanet İşleri | hayır! O kendileri için bir şerdir. | Geleneksel |
Elmalılı Hamdi Yazır | Hayır o, kendileri için şerdir. | Geleneksel |
Mehmet Okuyan | aksine bu, onlar için şerdir. | Modern |
Ömer Nasuhi Bilmen | Bu onlar için bir şerdir. | Geleneksel |
Süleyman Ateş | Hayır, o, kendileri için şerlidir. | Açıklayıcı |
Süleymaniye Vakfı | hayır, bu onların aleyhine olur | Açıklayıcı |
Yaşar Nuri Öztürk | Tam aksine bu, onlar için bir şerdir. | Modern |
Tablo, farklı meallerde kullanılan ifadeleri ve tonları göstermektedir. 'Hayır, bu onlar için bir şerdir' ifadesi, Diyanet İşleri, Elmalılı Hamdi Yazır gibi geleneksel meallerde sıkça yer almakta, bu durum kelimenin anlamını daha net bir şekilde ifade etmekte kullanılmıştır. Modern meallerde ise, ifadeler daha akıcı ve çağdaş bir dille aktarılmakta; örneğin, 'aksine bu, onlar için şerdir' ifadesi, Mehmet Okuyan ve Yaşar Nuri Öztürk'ün meallerinde görülmektedir. Bu ifadeler, metnin çağdaş dille aktarılmasına yönelik bir çaba olarak değerlendirilebilir. Genel olarak, 'hayır' kelimesinin kullanılması, olumsuz bir durumdan bahsedildiği için çoğu mealde ortak bir tercih olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu ifadeler, ayetin ana temasını vurgulamakta ve cimriliğin sonuçlarına dikkat çekmektedir. Ancak, bazı ifadelerdeki farklılıklar, dil açısından anlamda önemli farklılıklar doğurmakta; örneğin, 'onlar için şerdir' ve 'onların aleyhine olur' ifadeleri, anlamda belirgin bir değişiklik yaratmaktadır.
Âl-i İmrân Sûresi 180. Ayet ile Bağlantılı Diğer Ayetler
Âl-i İmrân Sûresi 180. ayet, Allah'ın verdiği nimetlerin ve malın bir deneme olduğunu, bu nimetlerin insanları düşünmeye ve Allah’a karşı şükretmeye teşvik ettiğini belirtmektedir.
- Bakara Suresi 155. Ayet: Bu ayette, Allah'ın kullarını farklı şekillerde deneyeceği, bunun bir imtihan olduğu vurgulanmaktadır. Mal ve çocuk gibi nimetlerin, insanları sınamak için verildiği konusu bu ayette de dile getirilmektedir.
- Nisâ Sûresi 77. Ayet: Bu ayette, dünya hayatındaki geçici kazanımların yanıltıcı olabileceği ve gerçek kazancın ahirette olacağı ifade edilmektedir. Âl-i İmrân 180. ayetle bağlantılı olarak, dünya malına sahip olmanın sürekli bir güvence sağlamayacağı vurgulanmaktadır.
- Teğabun Suresi 15. Ayet: Bu ayette, sahip olunan şeylerin ancak Allah katında bir değer taşıdığı ve gerçek aklın bunların geçici olduğunu anlaması gerekliliği ifade edilmektedir. Âl-i İmrân 180. ayetteki malın bir deneme olduğuna dair mesaj ile örtüşmektedir.
Bu ayetler, dünya malının ve nimetlerinin geçici olduğunu, asıl önemli olanın insanın bu nimetleri nasıl değerlendirdiği ve Allah'a olan şükrü olduğunu ortaya koymaktadır. Özellikle verilen nimetin bir sınav olduğu ve bu sınavın sonuçlarının ahirette belirleneceği vurgusu, Müslümanlar için önemli bir hatırlatma niteliği taşımaktadır.
Okumak istediğin ayeti seç