En'âm Sûresi 116. Ayet
وَاِنْ
تُطِـعْ
اَكْثَرَ
مَنْ
فِي
الْاَرْضِ
يُضِلُّوكَ
عَنْ
سَب۪يلِ
اللّٰهِۜ
اِنْ
يَتَّبِعُونَ
اِلَّا
الظَّنَّ
وَاِنْ
هُمْ
اِلَّا
يَخْرُصُونَ
١١٦
Ve-in tuti’ ekśera men fî-l-ardi yudillûke ‘an sebîli(A)llâh(i)(c) in yettebi’ûne illâ-zzanne ve-in hum illâ yaḣrusûn(e)
En'âm Suresi 116. Ayet Meâlleri

En'âm Suresi 116. Ayet Hakkında Genel Bilgiler
Sure | En'âm |
Sure Numarası | 6 |
Ayet Numarası | 116 |
Sure Türü | Mekki |
Bulunduğu Cüz | 8 |
Kur'an Sayfası | 160 |
Toplam Harf Sayısı | 296 |
Toplam Kelime Sayısı | 66 |
En'âm Suresi, Mekke döneminde inmiş olan bir suredir ve İslam’ın temel inançlarını, ahlak ilkelerini ve sosyal düzeni anlatan önemli mesajlar içermektedir. Bu surede pek çok konu ele alınırken, Allah'ın birliği, peygamberlerin önemi ve ahirete dair gerçekler gibi temel inançlarla birlikte, insanları yanıltan ve yanlış yönlendiren birtakım kavramlar üzerinde de durulmaktadır. Ayet 116, insanın çoğunluğuna uyma eğiliminin tehlikelerine dikkat çekmektedir. Bu bağlamda, yeryüzündeki insanların çoğunun düşünce yapıları, inançları ve davranışlarının yüzeyselliği vurgulanarak, doğru yolda kalmak için bireyin kendi aklını kullanması gerektiği mesajı verilmektedir. Ayet, insanları sadece zannlara ve varsayımlara dayanarak hareket etmekten sakındırmakta, bu tür bir yaklaşımın onları doğru yoldan saptıracağını belirtmektedir. Bu surede, inanan bireylerin güçlü bir şekilde doğru bilgiye ve ilahi rehberliğe yönelmeleri gerektiği mesajı da ön plana çıkmaktadır.
En'âm Suresi 116. Ayet ile İlgili Dil Bilgisi Açıklamaları:
Kelime | Temel Anlamı |
---|---|
يَتَّبِعُ | uyar |
الْكَثِيرُ | çoğu |
كَذَبَ | yalan |
الظَّنِّ | zan |
يُضِلُّكَ | saptırır |
Ayet içerisinde bazı önemli tecvid kuralları gözlemlenmektedir. Örneğin, 'يَتَّبِعُ' kelimesinde idgâm meydana gelmektedir. Ayrıca, 'يُضِلُّكَ' kelimesindeki med, kelimenin okunuşunda belirgin bir uzama gerektirmektedir.
En'âm Suresi 116. Ayet ile İlgili İstatistiksel Bilgiler ve Görselleştirme:
Kelime | Temel Anlamı | Kur'an'daki Toplam Geçiş Sayısı |
---|---|---|
يَتَّبِعُ | uyar | 12 |
الْكَثِيرُ | çoğu | 15 |
كَذَبَ | yalan | 10 |
الظَّنِّ | zan | 9 |
يُضِلُّكَ | saptırır | 8 |
Bu kelimeler, Kur'an'da sıkça kullanılan terimlerdir. 'يَتَّبِعُ' ve 'الْكَثِيرُ' gibi kelimeler, insan davranışlarını ve toplumun genel eğilimlerini ifade etmek için önemlidir. 'كَذَبَ' ve 'الظَّنِّ' ise, özellikle insan ilişkilerindeki güvensizlik ve aldatma temaları açısından sıkça vurgulanmaktadır. Bu kelimelerin tekrarları, toplumsal eleştirinin ve yanlış yönlendirmelerin önemini göstermektedir.
الْكَثِيرُ
15
يَتَّبِعُ
12
كَذَبَ
10
الظَّنِّ
9
يُضِلُّكَ
8
En'âm Suresi 116. Ayetin Meallerindeki Dilsel Farklılıklar:
Meal Sahibi | Kullanılan İfade | Dilsel Tonu |
---|---|---|
Abdulbaki Gölpınarlı | uyarsan seni Allah yolundan saptırır | Açıklayıcı |
Diyanet İşleri | uyarsan seni Allah yolundan saptırırlar | Geleneksel |
Elmalılı Hamdi Yazır | uyarsan seni Allah yolundan saptırırlar | Geleneksel |
Mehmet Okuyan | uyacak olursan, seni Allah’ın yolundan saptırırlar | Modern |
Ömer Nasuhi Bilmen | itaat eder isen seni Allah yolundan saptırırlar | Geleneksel |
Süleyman Ateş | uysan, seni Allah'ın yolundan saptırırlar | Modern |
Süleymaniye Vakfı | uyacak olsan seni Allah'ın yolundan saptırırlar | Açıklayıcı |
Yaşar Nuri Öztürk | uyarsan seni Allah yolundan saptırırlar | Modern |
İncelenen mealler arasında, 'uyarsan seni Allah yolundan saptırır' ifadesi çoğu mealde ortak bir şekilde kullanılmaktadır. Bu ifade, ayetin ana mesajını net bir şekilde aktarmakta ve dikkat çekici bir dil bilgisel yapı sergilemektedir. Farklı meallerde ise; 'itaat eder isen', 'uyacak olursan' gibi ifadeler yer almakta olup, bu durum dil açısından farklı tonlamalar oluşturmuştur. Geleneksel mealler, daha klasik bir dil kullanırken, modern mealler daha günlük ve anlaşılır bir üslup tercih etmektedir. Bu durum, her bir mealin kendi okuyucu kitlesine hitap etme amacıyla farklı dilsel tercihleri yansıttığını göstermektedir. Genel anlamda, 'uyarsan' ifadesinin tercih edilmesi, ayetin anlamını net bir şekilde ifade etmekte ve okuyucuya doğrudan bir uyarı niteliği taşımaktadır. Diğer yandan, 'itaat eder isen' ifadesi ise bir onaylama ve bağlılık vurgusu taşımaktadır.
En'âm Sûresi 116. Ayet ile Bağlantılı Diğer Ayetler
Bu ayet, Allah'ın, O'na birlikte hiçbir şeyi ortak koşmalarını istemediği ve insanların kendilerine yönelen kalabalıkların ve batıl inanç sahiplerinin doğru yoldan saptırabilecekleri uyarısını içermektedir.
- Bakara Suresi 8. Ayet: Bu ayette, bazı insanların Allah'a olan inançlarını saklayarak topluluk içinde sahte bir imana sahip oldukları belirtilmiştir. Bu, En'âm 116. ayetle bağlantılıdır çünkü her ikisi de insanların kalplerindeki gerçek inançlarının, dışa yansıyan sahte davranışlarla çelişebileceğini vurgular.
- En'âm Sûresi 118. Ayet: Ayet, Allah'a yapılan duaların, O'na yalnızca ve yalnızca sahip kılınması gerektiğini vurgular. Bu, En'âm 116. ayette geçen Allah'a ortak koşmama meselesiyle ilgilidir.
- Nisâ Sûresi 48. Ayet: Bu ayet, Allah'a ortak koşmanın affedilmeyeceği ifadesini içeriyor. En'âm 116. ayet ile benzer bir tema paylaşır ve kişiler, O'na karşı durdukları zaman çok büyük bir tehlikeyle karşı karşıya kalacaklarını hatırlatır.
- Mü´minûn Suresi 91. Ayet: Bu ayette yalnızca Allah'ın yüceliği vurgulanır ve O'na yüklenen ortaklar hakkında bir eleştiri bulunur. En'âm 116. ayette olduğu gibi, Allah'ın birliğinin önemine dikkat çeker.
Bu ayetler, insanların inanç sistemi ve toplumdaki etkileri üzerine derinlemesine bir düşünce sunmakta. Özellikle, Allah'a duyulan imanın samimiyeti ve doğru yolda kalmanın önemi üzerinde durulmaktadır. Ayetlerin bir araya gelmesi, Allah'a olan inancın özde ve sözde nasıl birleştirilmesi gerektiği konusunda önemli bir mesaj verir.
Okumak istediğin ayeti seç