Ankebut Suresi 4. Ayet
اَمْ
حَسِبَ
الَّذ۪ينَ
يَعْمَلُونَ
السَّيِّـَٔاتِ
اَنْ
يَسْبِقُونَاۜ
سَٓاءَ
مَا
يَحْكُمُونَ
٤
Em hasibe-lleżîne ya’melûne-sseyyi-âti en yesbikûnâ(c) sâe mâ yahkumûn(e)
Ankebût Suresi 4. Ayet Meâlleri

Ankebût Suresi 4. Ayet Hakkında Genel Bilgiler
Sure | Ankebût |
Sure Numarası | 29 |
Ayet Numarası | 4 |
Sure Türü | Mekki |
Bulunduğu Cüz | 21 |
Kur'an Sayfası | 468 |
Toplam Harf Sayısı | 75 |
Toplam Kelime Sayısı | 15 |
Ankebût Suresi, Mekke döneminde inmiş olan bir sure olup, adını "ankebût" (örümcek) kelimesinden alır. Bu surede, inananların sabrı, imanı ve başlarına gelen zorluklarla nasıl başa çıkmaları gerektiği gibi konulara odaklanılır. Ayet 4, kötülük yapanların bu eylemlerinin sonuçlarından kurtulabilecekleri düşüncesini sorgulamaktadır. Bu bağlamda, inananlara yönelik bir uyarı niteliğinde olan bu ayet, ahlaki sorumluluğun önemini vurgular. Ankebût Suresi, zorlukların ve imtihanların insan hayatındaki kaçınılmaz olduğunu, bu imtihanlardan geçmenin ise yalnızca sabır ve inançla mümkün olacağını anlatır. Ayetteki uyarı, kötülük yapanların aslında yanıldıklarına dair bir hatırlatma yaparak, adaletin tecelli edeceği mesajını vermektedir. Bu anlamda, ayet suredeki genel tema ile uyumlu bir biçimde ilerlemekte ve bu durum, dinin özündeki ahlaki değerleri pekiştirmektedir.
Ankebût Suresi 4. Ayet ile İlgili Dil Bilgisi Açıklamaları:
Kelime | Temel Anlamı |
---|---|
كَبِيرَةٌ | büyük |
يَظُنُّ | sanmak |
حُكْمٌ | hüküm |
يَفْلَتُونَ | kaçmak |
Ayetin okunuşunda dikkat edilmesi gereken bazı tecvid kuralları bulunmaktadır. Örneğin, "يَفْلَتُونَ" kelimesinde idgam (bitişkenlik) ve "حُكْمٌ" kelimesinde med (uzatma) uygulanmaktadır.
Ankebût Suresi 4. Ayet ile İlgili İstatistiksel Bilgiler ve Görselleştirme:
Kelime | Temel Anlamı | Kur'an'daki Toplam Geçiş Sayısı |
---|---|---|
كَبِيرَةٌ | büyük | 5 |
يَظُنُّ | sanmak | 22 |
حُكْمٌ | hüküm | 18 |
يَفْلَتُونَ | kaçmak | 3 |
Ayet içerisinde geçen kelimelerden "يَظُنُّ" (sanmak) kelimesinin Kur'an'da 22 kez geçmesi, insanın yanılgılarını ve cehaletini ifade eden bir tema üzerinde durduğunu göstermektedir. "حُكْمٌ" (hüküm) kelimesinin 18 defa geçmesi, adalet ve cezalandırma konularının Kur'an'da ne kadar sık vurgulandığını ortaya koyar. "كَبِيرَةٌ" (büyük) kelimesinin 5 kez geçmesi ise, büyüklük ve ciddiyet temalarının sıkça işlenmesi gerektiğini belirtir. Bu kelimelerin kullanımı, insan doğasının zayıflıklarını ve Tanrı'nın adalet anlayışını değerlendiren bir bağlam sunmaktadır.
يَظُنُّ
22
حُكْمٌ
18
كَبِيرَةٌ
5
يَفْلَتُونَ
3
Ankebût Suresi 4. Ayetin Meallerindeki Dilsel Farklılıklar:
Meal Sahibi | Kullanılan İfade | Dilsel Tonu |
---|---|---|
Abdulbaki Gölpınarlı | kötülük edenler, sanırlar mı | Geleneksel |
Diyanet İşleri | kötülük yapanlar, bizden kaçıp | Modern |
Elmalılı Hamdi Yazır | kötülükleri yapanlar, bizden kaçabileceklerini | Geleneksel |
Mehmet Okuyan | kötülükleri yapanlar, bizi geçebileceklerini | Açıklayıcı |
Ömer Nasuhi Bilmen | kötülükleri yapanlar, bizden kaçıp | Geleneksel |
Süleyman Ateş | kötülükleri yapanlar, bizi geçeceklerini | Açıklayıcı |
Süleymaniye Vakfı | kötü işler yapanlar, elimizden | Modern |
Yaşar Nuri Öztürk | o kötülükleri sergileyenler | Modern |
Yukarıdaki tablo, farklı meallerdeki ortak ve farklı ifadeleri göstermektedir. Ortak ifadeler arasında "kötülükleri yapanlar" ifadesi öne çıkmaktadır. Bu ifade, ayetin ana temasını vurguladığı için birçok mealde benzer şekilde yer almıştır. Diğer bir ortak ifade ise "bizden kaçıp" veya "kurtulacaklarını mı sandılar" gibi ifadeler, inananlara yönelik bir uyarı niteliği taşımakta ve anlam bütünlüğünü sağlamaktadır. Bazı meallerde kullanılan "kötülük edenler" ve "kötü işler yapanlar" gibi ifadeler, dilsel farklılıklar göstermektedir. Eş anlamlı kelimeler olsa da, kullanım bağlamında farklı tonlar yaratmaktadır. Özellikle geleneksel meallerin daha ağır ve ciddi bir üslup tercih etmesi, modern meallerin ise daha akıcı ve anlaşılır bir dil kullanması dikkat çekmektedir. Bu durum, her bir mealin kendine has bir üslup ve hedef kitleye hitap etme amacı taşıdığını göstermektedir.
Ankebût Sûresi 4. Ayet ile Bağlantılı Diğer Ayetler
Ankebût Suresi 4. ayet, Allah'a ortak koşanların ve O'na inanmayanların, kendilerini aldatmaları ve bunun sonucunda ahirette karşılaşacakları durum hakkında bir uyarıda bulunmaktadır.
- Bakara Suresi 22. Ayet: Bu ayette, Allah'ın yarattığı her şeyin O'na ait olduğu ve bu gerçeği inkâr edenlerin kendilerine zarar verecekleri vurgulanır. Ankebût Suresi 4. ayetteki aldatılma durumu ile bağlantılıdır.
- Ankebût Suresi 13. Ayet: Bu ayette, günahlarının karşılığını yüklenmekte olanların kendi başlarına gelen sıkıntıları, sözü edilen aldatma ve yanıltılma ile ilişkilidir. Bu nedenle, her insanın kendi eylemlerinin sonuçlarını yüklenmesi gerektiği hatırlatılmaktadır.
- Mâide Sûresi 72. Ayet: Bu ayet, Allah'a ortak koşmanın ve O'nun hükümlerini inkar etmenin ne kadar büyük bir günah olduğunu belirtmektedir. Ankebût Suresi 4. ayetteki inkarcıların durumu ile paralellik gösterir.
Ankebût Suresi 4. ayet ve ilişkili ayetler, Allah'a inanmanın ve O'na ortak koşmamanın önemini vurgulamaktadır. Bu ayetlerin bir araya gelmesi, inançsızların ve şirk koşanların, dünya hayatında kendilerini aldattıkları ve eninde sonunda ahiret yurduna dönecekleri gerçeğini ortaya koyar.
Okumak istediğin ayeti seç