İsmi Azam, Allah’ın en yüce ismi anlamında kullanılan bir ifadedir. Bu kavram, tek başına belirli bir dua metnini değil, Allah’ın isimleri içinde özel bir anlam taşıdığı kabul edilen isim ya da isimleri anlatır. Bu yüzden İsmi Azam denildiğinde, herkes için aynı olan tek bir dua akla gelmez.
Zamanla, İsmi Azam ile okunduğu rivayet edilen bazı dualar halk arasında “İsmi Azam Duası” olarak anılmaya başlamıştır. Bugün bu ifade, Allah’ın yüceliğini merkeze alan ve bu anlayışla okunan dualar için kullanılan genel bir ad hâline gelmiştir.


Allâhümme innî es’elüke bi ennî lekel hamd. Lâ ilâhe illâ ente’l-Mennân. Yâ Hannân, yâ Mennân. Yâ Bedî‘as-semâvâti vel ard.Yâ Zel Celâli vel İkrâm.
Yâ Hayyu, yâ Kayyûm. Lâ ilâhe illâ ente, sübhâneke innî küntü minez zâlimîn.
Allâhümme innî es’elüke bi ennî eşhedü enneke ente’llâh. Lâ ilâhe illâ ente. El-Ehadü’s-Samed. Ellezi lem yelid ve lem yûled ve lem yekün lehû küfüven ehad.
Elif Lâm Mîm. Allâhü lâ ilâhe illâ Hüve’l-Hayyü’l-Kayyûm.
Ve ilâhüküm ilâhün vâhid. Lâ ilâhe illâ Hüve’r-Rahmânü’r-Rahîm. Yâ Zel Celâli vel İkrâm. Yâ Erhame’r-Râhimîn. Lâ ilâhe illallâhu vahdehû lâ şerîke leh. Lehü’l-mülkü ve lehü’l-hamd ve Hüve alâ külli şey’in kadîr.
Lâ ilâhe illallâh. Ve lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhi’l-Aliyyi’l-Azîm.
Es’elüke bismike’l-e‘azze’l-ecelli’l-ekrem. Rabbî, Rabbî, Rabbî. Yâ Rabbî, yâ Rabbî, yâ Rabbî. Elhamdülillâh, ve sübhânallâh, ve’l-hamdülillâh, ve lâ ilâhe illallâh, ve’llâhü ekber. Ve lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhi’l-Aliyyi’l-Azîm.
Bu okunuşun anlamı, tek bir dileğin etrafında şekillenmez. Dua boyunca Allah’ın birliği, yüceliği ve her şeye gücünün yettiği vurgulanır. Okuyan kişi, Allah’tan isterken önce O’nu över, ardından O’nun isimleriyle hitap eder.
Metinde Allah’ın tek olduğu, doğmamış ve doğurmamış olduğu, her şeyin sahibi olduğu sıkça dile getirilir. Bu ifadeler, inancın temel kabullerini açık ve doğrudan şekilde ortaya koyar. Aynı zamanda kulun aczi, Allah’ın kudreti karşısında bilinçli bir şekilde ifade edilir.
Duanın genel anlamı, bir isteği zorlamak ya da belirli bir sonucu garanti etmek değildir. Daha çok Allah’a yönelişi güçlendiren, O’nun isimleriyle yapılan bir yakarış biçimini yansıtır. Bu yüzden İsmi Azam anlayışıyla okunan dualar, anlam açısından yoğun bir tevhid vurgusu taşır.
İsmi Azam anlayışıyla okunan duaların faziletine dair anlatımlar, kesin hükümler şeklinde değil, rivayet ve gelenek çerçevesinde ele alınır. Bu bağlamda öne çıkan noktalar genellikle şu şekilde sıralanır:
Dua bilincini güçlendirdiği kabul edilir.
Allah’ın isimleriyle yapılan bu tür dualar, okuyan kişinin dikkatini ve yönelişini toplamasına yardımcı olur.
Tevhid vurgusunu öne çıkarır.
Okunuşta yer alan ifadeler, Allah’ın birliği ve eşsizliği üzerinde durur. Bu da duayı bir inanç beyanı hâline getirir.
Samimi yönelişi desteklediği düşünülür.
Uzun ve tekrar içeren yapısı, duanın aceleyle değil, bilinçli şekilde okunmasını sağlar.
Geleneksel olarak önem atfedilen bir dua anlayışıdır.
İslam kültüründe, İsmi Azam kavramı etrafında okunan dualar uzun süredir özel bir yere sahiptir.
Bu faziletler, kesin vaatler olarak değil, dua geleneği içinde aktarılan genel kabuller olarak değerlendirilir.
İsmi Azam anlayışıyla okunan dualar, belirli tek bir amaçla sınırlandırılmaz. Genelde kişinin Allah’a yönelmek istediği, içinden gelen ihtiyacı ifade etmeye çalıştığı anlarda okunur. Bu ihtiyaç maddi ya da manevi olabilir, burada belirleyici olan niyettir.
Bu dua anlayışı, bir talebi zorlamak için değil, dua ederken Allah’ın isimleriyle yönelmeyi tercih edenler tarafından benimsenir. Okuyan kişi önce Allah’ın yüceliğini dile getirir, ardından kendi isteğini içinden geldiği şekilde ifade eder.
Sıkıntılı zamanlarda, karar anlarında ya da sadece dua etmek isteyen kişiler tarafından okunur. Belirli bir konuya özel değildir. Daha çok, dua ederken derli toplu bir yöneliş arayanların tercih ettiği bir okuma biçimi olarak görülür.
Kur’an’da “İsmi Azam Duası” adıyla geçen bir dua yer almaz. Kur’an’da açık bir tanım olarak değil, hadis rivayetleri ve bu rivayetler etrafında oluşan yorumlar üzerinden şekillenmiştir.
İsmi Azam Duası’nın 111 kez okunması, doğrudan bağlayıcı bir sayı olarak yer almaz. Bu sayı, bazı rivayetlerde ve geleneksel uygulamalarda tercih edilen bir tekrar adedi olarak öne çıkar. Yani 111 sayısı, zorunlu bir ölçü değil, alışkanlıkla benimsenmiş bir uygulamadır.
İsmi Azam anlayışıyla okunan dualar, Kur’an ayeti olmadığı için abdest şartına bağlanmaz. Günlük hayatta birçok kişi bu duayı abdestsiz de okur. Ancak abdestli olmanın, duaya hazırlanma ve dikkat toplama açısından tercih edildiği de görülür.
Bu konuda kesin bir sayı yoktur. Bazı kişiler 111 kez, bazıları daha az veya daha fazla okuyabilir. Okuma sayısı, kişinin niyetine, zamanına ve alışkanlığına göre değişir. Önemli olan tekrar sayısından çok, duaya bilinçli şekilde yönelmektir.
İsmi Azam anlayışıyla okunan dualar için belirlenmiş tek bir zaman yoktur. Günün herhangi bir vaktinde okunabilir. Genellikle sakin olunan anlarda, dua etmeye ihtiyaç hissedildiğinde tercih edilir. Bu da zamanı kişisel hâle ve niyete bağlı kılar.