
İslam dünyasının en derin ve en gizemli dualarından biri olarak kabul edilen Celcelutiye Duası, asırlardır manevi bir kalkan ve hacet kapısı olarak görülmektedir. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v.)’e Cebrail (a.s) vasıtasıyla vahyedilen ve Hz. Ali (k.v.) tarafından ebced hesabına göre kasideleştirilen bu dua, içinde İsm-i Azam'ı (Allah'ın en büyük ismi) barındırdığı rivayet edilen muazzam bir hazinedir.
Bu rehberimizde, Celcelutiye'nin ne olduğunu, hangi sırlar barındırdığını ve hayatınıza nasıl manevi bir huzur katabileceğini tüm detaylarıyla inceleyeceğiz.


Celcelutiye, kelime anlamı olarak "Bedî" (her şeyi eşsiz yaratan) manasına gelir. Tasavvufi kaynaklara göre bu dua, Hz. Ali’ye ilham yoluyla yazdırılmış bir münacattır. Duanın en büyük özelliği, içerisinde birçok Esma-ül Hüsna (Allah'ın güzel isimleri) ve Süryanice/İbranice kökenli mukaddes kelimeleri barındırmasıdır.
Bediüzzaman Said Nursi hazretleri de Risale-i Nur külliyatında bu duadan sıkça bahsetmiş; Celcelutiye’nin Kur’an’ın tefsiri mahiyetinde, gelecekten haber veren ve manevi koruma sağlayan bir zırh olduğunu vurgulamıştır.
Celcelutiye Duası
بَدَأْتُ بِِبِسْمِ اللهِ رُحِى بِهِ اهْتَدَتْ
إِلَى كَشْفِ أَسْرَارٍ بِبَاطِنِهِ انْطَوَتْ
Bede'tü bibismillêhi rûhi bihîhtedet
İla keşfî esrarin bibatinihintavet
1. Sırların hazinesi olan bismillah ile başlarım. Onun ile o hazineyi keşfederim.
وَصَلَّيْتُ بِالثَّانِي عَلَى خَيْرِ خَلْقِهِ
مُحَمَّدِ مَنْ زَاحَ الضَّلاَلَةَ وَالْغَلَتْ
Ve salleytü bissani ala hayri halkihi
Muhammedin men zahaddalalete velğalet
2. Ardından mahlukatın en hayırlısı, dalalet ve yanlışlıkların ortadan kaldırıcısı Muhammed’e salat getiririm.
إِلَهِي لَقَدْ أَقْسَمْتُ بِاسْمِكَ دَاعِياً
بِآجٍ وَمَاهُوجٍ جَلَتْ فَتَجلْجَلَتْ
İlahi lekad aksemtü biismike daiyen
Biacin ve mahucin celet fetecelcelet
3. İlahi! Kusursuz olan Allah, Ehad, Bedi’ ve Kadir isimlerini şefaatçi kılıp niyazla senden istiyorum.
سَأَلْتُكَ بِالاِسْمِ الْمُعَظَّمِ قَدْرَهُ
وَيَسِّرْ أُمُورِي يا إِلَهِي بِصَلْمَهَتْ
Seeltüke bil ismil muazzami gadruhû
Ve yessir umrî ya elihî bisalmehet
4. Kadri muazzam olan isminin hürmetine senden niyaz ediyorum, Yâ ilahi işlerimi kolaylaştır.
وَيَا حَيُّ يَا قَيُّومُ أَدْعُوكَ رَاجِياً
بِاجٍ أَيُوجٍ جَلْجَلِيُّوتٍ هَلْهَلَتْ
Ve yâ hayyü yâ kayyûmü ed‟ûke râciyen
Bi âcin eyûcin celceliyyutin helhelet
5. Yâ Hayy Yâ kayyum! Allah Ehad, Bedi’ ve Bâsıt isimlerini şefaatçi kılarak sana yalvarıyorum.
بِصَمْصَامٍ طَمْطَامٍ وَيَا خَيْرَ بَازِخٍ
بِمِحْرَاثٍ مِهْرَاشٍ بِهِ النَّارُ أُخْمِدَتْ
Bi samsâmin tamtâmin ve yâ hayra bâzihın
Bi mıhrâsi mihrâşin bihin nâru uhmidet
6. Ey yaratmanın en yükseğinde bulunan, Sabit ve Cebbar isimlerinin hakkı, uyumaz sıfatın ve ateşleri söndüren Halim isminin hurmetine!
بِآجٍ أَهُوجٍ يَا إِلَهِي مُهَوِّجٍ
وَيَا جَلْجَلُوتٍ بِالإِجَابَةِ هَلْهَلَتْ
Biâcin ehûcin yâ ilâhî muhevvicin
Ve yâ celcelûtin bil icâbeti helhelet
7. Ey çabuk imdada koşan Rabbim! Allah, Ehad isimlerinin ve dualara süratle cevap veren Bedi’ ismin hurmetine sana yalvarıyorum.
لِتُحْيِى حَيٰوةَ الْقَلْبِ مِنْ دَنَسٍ بِهِ
بِقَيُّومٍ قَامَ السِّرُّ فِيهِ وَ اَشْرَقَتْ
Lituhyî hayâtel kalbi min denesin bihî
Bigayyûmin kâmessirru fîhî ve eşragat
8. Kayyum ismin hurmetine, kalbimi kirlerinden temizleyerek ihya et. Ona senin sırrın yerleşip ışık saçsın.
عَلَىَّ ضِيَاءٌ مِنْ بَوَارِقِ نُورِهِ
فَلاَحَ عَلَى وَجْهِى سَنَاءٌ وَ اَبْرَقَتْ
Aleyye dıyâün min bevârikı nûrihî
Felâha alâ vechî senâün ve ebrakat
9. O sırrın nurunun parıltılarından üzerimde bir aydınlık bulunsun. Böylece yüzümde bir ışık zuhur edip parlasın.
وَ صُبَّ عَلَى قَلْبِى شَآبِيبُ رَحْمَةٍ
بِحِكْمَةِ مَوْلٰينَا الْكَرِيمِ فَاَنْطَقَتْ
Ve subbe alê kalbî şeâbîbu rahmetin
Bihikmeti mevlânel kerîmi feentagat
10. Kalbime rahmet sağanakları dökülsün de onu kerim olan mevlamızın hikmet incileriyle dile getirsin.
اَحَاطَتْ بِىَ الْاَنْوَارُ مِنْ كُلِّ جَانِبٍ
وَ هَيْبَةُ مَوْلٰينَا الْعَظِيمِ بِنَا عَلَتْ
Ehâtat biyel envêru min külli cânibin
Ve heybetü mevlênêl azîmi binâ alet
11. Her yandan beni nurlar kuşatsın da büyük mevlamızın heybeti bizi kaplasın
فَسُبْحَانَكَ اللّٰهُمَّ يَا خَيْرَ خَالِقٍ
وَ يَا خَيْرَ خَلَّاقٍ وَ اَكْرَمَ مَنْ بَغَتْ
Fesübhânekellâhümme yê hayra hâligin
Ve yê hayra hallâgin ve ekrame men beğat
12. Seni tesbih ederim, ey yaratma ve yoktan varetme mertebesinin en yükseğinde bulunan ve ölüleri en kerimane dirilten Allahım!
فَبَلِّغْنِى قَصْدِى وَ كُلَّ مَأٰرِبِى
بِحَقِّ حُرُوفٍ بِالْهِجَاءِ تَجَمَّعَتْ
Febelliğinî gasdî ve külle merâribî
Bihakkı hurûfin bilhîcâi tecemmeat
13. Bir araya getirilmiş heca harflerinin hakkı için beni maksadıma ve her türlü ihtiyaçlarıma erdir.
بِسِرِّ حُرُوفٍ اُودِعَتْ فِي عَزِيمَتِى
بِنُورِ سَنَاءِ الْاِسْمِ وَ الرُّوحِ قَدْ عَلَتْ
Bisırri hurûfin ûdiat fî azîmetî
Binûri senâil ismi verrûhi kad alet
14. Yüce ismi azamın ve Kuranın her tarafı kuşatan nuruyla irademe yerleştirilen harflerin sırrı hürmetine
اَفِضْ لِى مِنَ الْاَنْوَارِ فَيْضَةَ مُشْرِقٍ
عَلَىَّ وَ اَحْيِى مَيْتَ قَلْبِى بِطَيْطَغَتْ
Efıd lî minel envâri feydate müşrıkın
Aleyye ve ahyî meyte kalbî bi taytağat
15. Nurlardan üzerime ışık saçacak bir feyiz akıt ve ismi Hakîminle kalbimin cansızlığını ihya eyle.
Elê ve elbisennî heybeten celâleten
Ve küffe yedel a‟dâi annî bialmehet
16. Ne olur ismi Cebbarinle bana bir heybet ve celal giydir ve düşmanlarımın ellerini benden çektir.
اَلَا وَ اَلْبِسَنِّى هَيْبَةً وَ جَلَالَةً
وَ كُفَّ يَدَا الْاَعْدَاءِ عَنِّى بِعَلْمَهَتْ
Elê vehcubennî min aduvvin ve hâsedin
Bi Hakkı şemâhin eşmehin sellemet semet
17. Kadri yüce, Selam, Aziz ve Celil isimlerinin hürmetine beni her türlü düşman ve hasetçiden koru
بِنُورِ جَلَالٍ بَازِخٍ وَ شَرَنْطَخٍ
بِقُدُّوسِ بَرْكُوتٍ بِهِ الظُّلْمَةُ اَنْجَلَتْ
Binûri celâlin bêzihin ve şerantahin
Bi kuddûsi berkûtin bihiz-zulmetuncelet
18. Bunu Celal, Rauf, Münezzeh, Kuddus ve kendisiyle karanlıkların dağıldığı Rahim isimlerinin nuruyla lütfet.
اَلَا وَ اقْضِ يَا رَبَّاهُ بِالنُّورِ حَاجَتِى
بِنُورِ اَشْمَخٍ جَلْيًا سَرِيعًا قَدِ انْقَضَتْ
Elê vagdi yâ rabbehû binnûri hâcetî
Binûri eşme{k]hin celyen serîan gadingadat
19. Ey Rabbim, o nur ile ihtiyaçlarımı gider. Selam ve Hayy isminle hacetimi süratle yerine getir.
بِيَاهٍ وَ يَايُوهٍ نَمُوهٍ اَصَالِيًا
وَ يَا عَالِيًا يَسِّرْ اُمُورِى بِصَيْصَلَتْ
Biyêhin ve yêyûhin nemûhin esâliyen
ve yê âliyen yessir umûrî bisaysalet
20. Mabud, Hu, Samed ve Şehid isimlerinin hürmetine ey Yüce! Kafi isminle işlerimi kolaylaştır.
وَ اَمْنَحْنِى يَا ذَاالْجَلَالِ كَرَامَةً
بِاَسْرَارِ عِلْمٍ يَا حَلِيمُ بِكَ انْجَلَتْ
Vemnahnî yâ zel celâli kerâmeten
Bi esrâri ılmin yâ halimü bikencelet
21. Ey celal sahibi ve ey Halim! Senin yardımınla açılacak bir ilmin sırlarıyla bana bir ikram lütfeyle.
وَ خَلِّصْنِى مِنْ كُلِّ هَوْلٍ وَ شِدَّةٍ
بِنَصِّ حَكِيمٍ قَاطِعِ السِّرِّ اَسْبَلَتْ
Ve hallisnî min külli hevlin ve şiddetin
Binassi hakîmin gâtiisırri esbelet
22. Sırları kesin ve inkişaf etmiş Kuranı Hakimin nurani ve açık ifadeleriyle beni her türlü korku ve sıkıntıdan kurtar.
وَ اَحْرِسْنِى يَا ذَا الْجَلَالِ بِكَافِ كُنْ
اَيَا جَابِرَ الْقَلْبِ الْكَسِيرِ مِنَ الْخَبَتْ
Ve ehrisnî yêzel celâli bikêfi kun
E yâ cêbiral galbil kesîri minel habet
23. Ey celâl sahibi Allah'ım! “Kün!”(Ol!) emrinin “Kef”i hürmetine beni koru. Sen kırılan kalbleri Câbir isminle sarıp sarmalar ve kullarının bozulmuş hallerini ıslah edersin!
وَ سَلِّمْ بِبَحْرٍ وَ اَعْطِنِى خَيْرَ بَرِّهَا
فَاَنْتَ مَلَاذِى وَالْكُرُوبُ بِكَ اَنْجَلَتْ
Ve sellim bibahrin ve ağtînî hayra berriha
Fe ente melâzî velkurûbi bikencelet
24. Bana (ilimden) bir deniz ver ve o denizin karasının en hayırlı kısmını bana nasip et; çünkü Sen benim sığınağımsın ve bütün sıkıntılar, ancak Seninle gider...
وَصُبَّ عَلَىَّ الرِّزْقَ صَبَّةَ رَحْمَةٍ
فَاَنْتَ رَجَاءُ الْعَالَمِينَ وَلَوْ طَغَتْ
Ve subbe aleyyer-rizga sabbete rahmetin
Fe ente racêul âlimîne velev tağat
25. Ve üzerime rızkı rahmet seli gibi yağdır. Çünkü insanlar azsa da Sen onların umudusun.
وَ اَصْمِمْ وَ اَبْكِمْ ثُمَّ اَعْمِ عَدُوَّنَا
وَ اَخْرِسْهُمْ يَا ذَا الْجَلَالِ بِحَوْسَمَتْ
Ve esmim ve ebkim sümme ağmi aduvvena
Ve ahrishum yazelcelâli bi havsemet
26. Sen düşmanlarımızı sağır, dilsiz ve kör et; (bizim ne yaptığımızı bilmesinler...) Ey güçlü Allah'ım, Sen Celâl ve büyüklüğünle onları kekeme eyle! (Millete yanlışı anlatmasınlar!)
وَ فِي حَوْسَمٍ مَعَ دَوْسَمٍ وَ بَرَاسَمٍ
تَحَصَّنْتُ بِالْاِسْمِ الْعَظِيمِ مِنَ الْغَلَتْ
Ve fî havsemin mea devsemin veberâsemin
Tehassentü bil ismil azîmi minel ğalat
27. Alîm ve Ganî isimlerinle beraber Kudretinin dairesinde, İsm-i Azâm'ınla yanlış yapmaktan korundum.
وَ اَلِّفْ قُلُوبَ الْعَالَمِينَ جَمِيعَهَا
عَلَىَّ وَ اَعْطِنِى الْقَبُولَ بِشَلْمَهَتْ
Ve ellif kulûbel âlemîne cemîahâ
Aleyye ve a’tıni’l-kabule bi şelmehet
28. Bütün âlemlerin kalplerine ülfet ve ünsiyet bahşet - gönül kapılarını İlâhî hakikatlere aç! Fettâh ismin hürmetine! Bana, rıza ve makbuliyet libasını giydir!
وَكُفَّ جَمِيعَ الْمُضِرِّينَ كَيْدَهُمْ
عَنِّى وَعَنْ طَلَبَةِ رِسَٓائِلِ النُّورِ بِاَقْسَامِكَ حَتْماً وَمَا حَوَت
Ve kuffe cemîál muđirrîne keydehum
ánnî ve án talabeti risâilinn nûri bi eqsâmike ĥatmên ve mâ ĥavet
29. Kesin yeminlerin muhtevaları hürmetine, bütün zararlıların tuzaklarını benden ve Risale-i Nur talebelerinden defet..
وَ يَسِّرْ اُمُورِى يَا اِلٰهِى وَ اَعْطِنِى
مِنَ الْعِزِّ وَ الْعُلْيَا بِشَمْخٍ وَ اَشْمَخَتْ
Ve yessir umûranê yê ilahî ve ağtini
Minel izzi vel ulyê bişemhin ve eşmehat
30. Yâ ilahi! Selam ismin hürmetine işlerimizi kolaylaştır ve bize izzet ve yücelik ver.
وَ اَسْبِلْ عَلَيْنَا السَّتْرَ وَاشْفِ قُلُوبَنَا
فَاَنْتَ شِفَاءٌ لِلْقُلُوبِ مِنَ الْغَثَتْ
Ve esbil aleynês-setra veşfi gulûbenê
Fe ente şifâün lilgulûbi minel ğaset.
31. Üzerimize af örtüsünü ger ve kalplerimize şifa ver. Kalpleri temizleyip şifaya kavuşturan yalnız sensin.
وَ بَارِكْ لَنَا اللّٰهُمَّ فِي جَمْعِ كَسْبِنَا
وَ حُلَّ عُقُودَ الْعُسْرِ بِيَايُوهٍ اِرْتَحَتْ
Ve bâriklenallâhümme fî cem'i kesbinê
Ve hulle ugûdel usri biyêyûhi irtehat
32. Allahım hu ismin hürmetine bütün rızkımızda bize bereket ihsan eyle ve güçlük düğümlerini çöz de rahatlayalım.
بِيَاهٍ وَ يَا يُوهٍ و يَا خَيْرَ بَازِخٍ
وَ يَا مَنْ لَنَا الْاَرْزَاقُ مِنْ جُودِهِ نَمَتْ
Biyêhin ve yê yûhin ve yê [k]hayra bêzi[k]hin
Ve ya men lenel erzâgu min cûdihî nemet
33. Ey gerçek mabud yâ Hu ve Yâ hayrel halikin! Ve ey bizim için rızıklar onun cömertliğinden coşup gelen.
نَرُدُّ بِكَ الْاَعْدَاءَ مِنْ كُلِّ وِجْهَةٍ
وَ بِالْاِسْمِ تَرْمِيهِمْ مِنَ الْبُعْدِ بِالشَّتَتْ
Neruddu bikel e’dâe min külli vichetin
Vebil ismi termîhim minel bu’di bişşetet
34. Allah'ım! Her yönden hücumda bulunan düşmanları ancak senin yardımınla, inayetinle def ederiz! Sen isminle (ism-i a‟zamınla) uzaktan atılması gerekli olan şeyleri onlara atarak darmadağın edersin
وَ اَخْذِلْهُمْ يَا ذَا الْجَلَالِ بِفَضْلِ مَنْ
اِلَيْهِ سَعَتْ ضَبُّ الْفَلَاةِ وَ قَدْ شَكَتْ
Ve ahzilhüm yazel celêli bi fadli men
İleyhi seat dab'ül felâti vegad şeket
35. Ey Celal sahibi! Çöl kelerinin(kertenkele) yanına koşarak gelip şikayetini arz ettiği zatın (a.s.m.) hürmetine onları yüzüstü ve yardımsız bırakarak zelil eyle.
فَاَنْتَ رَجَائِى يَا اِلٰهِى وَ سَيِّدِى
فَفُلَّ لَمِيمَ الْجَيْشِ اِنْ رَامَ بِى عَبَتْ
Feente recâî yê ilêhî ve seyyidî
Fefulle lemîmel ceyşi in râme bî abet
36. Allah‟ım! Benim Seyyîdim, Efendim ve umudum yalnız Sensin! Bana kast etmek maksadıyla toplanıp hazırlanan küfür ve dalalet ordusunu darmadağın et!
وَ كُفَّ جَمِيعَ الْمُضِرِّينَ كَيْدَهُمْ
وَ عَنِّى بِاَقْسَامِكَ حَتْمًا وَ مَا حَوَتْ
Ve küffe cemîal mudirrîne keydehum
Veinnî biaksêmike hatmen vemê havet
37. Ya Rabbi, kesin olan iraden ile bütün zarar verenlerin tuzaklarını ve içlerinde sakladıkları kinlerini benden çevir.
فَيَا خَيْرَ مَسْؤُولٍ وَ اَكْرَمَ مَنْ اَعْطَى
وَ يَا خَيْرَ مَأْمُولٍ اِلَى اُمَّةٍ خَلَتْ
Fe yâ hayra mes‟ûlin ve ekrame men a‟ta
Ve yâ hayra me‟mûlin ilâ ümmetin halet
38. Ey kendilerinden dilekte bulunulanların en hayırlısı ve ihsan edenlerin en hayırlısı; ey umut edilenlerin en hayırlısı, Sen gelmiş geçmiş bu ümmete rahmet eyle! (onları basarili kil!)
اَقِدْ كَوْكَبِى بِالْاِسْمِ نُورًا وَ بَهْجَةً
مَدٰى الدَّهْرِ وَ الْاَيَّامِ يَا نُورُ جَلْجَلَتْ
Egit kevkebî bil ismi nûran ve behceten
Mededdehri vel eyyâmi yê nûru celcelet
39. Ya Rab! Nûr isminin tecellisiyle parlat yıldızımı! Ahirzamana kadar asırlar boyu eşşiz bir surette ışıklandır yıldızımı ve meşalesini Nûr ile yak!
بِاٰجٍ اَهُوجٍ جَلْمَهُوجٍ جَلَالَةٍ
جَلِيلٍ جَلْجَلِيُّوتٍ جَمَاهٍ تَمَهْرَجَتْ
Biacin ehûcin celmehûcin celêleten
Celîlin celceliyyûtin cemêhin temehracet
40. Ey Ehad, Bedi,Aziz ve Celil olan Allah’ım Sen’in bütün güzel isimlerin sonsuz haşmet ve azametiyle sürekli parlamaktadır.
بِتَعْدَادِ اَبْرُومٍ وَ سِمْرَازِ اَبْرَمٍ
وَ بَهْرَتِ تِبْرِيزٍ وَ اُمٍّ تَبَرَّكَتْ
Bita’dadi ebrûmin ve simrâzi ebramin
Ve behratin tebrîzin ve ümmin teberraket
41. Ey Evvel ve Ahir olan Allah’ım bütün mahlukatın arzu ve ihtiyaçlarına cevap veren güzel isimlerini anarak onların bereketine sığınıyorum.
تُقَادُ سِرَاجُ النُّورِ سِرًّا بَيَانَةً
تُقَادُ سِرَاجُ السُّرْجِ سِرًّا تَنَوَّرَتْ
Tugâdu sirâcunnûri sırran beyâneten
Tugâdû sirâcussurci sırran tenevverat
42. Nûr lambası, tutuşturuluyor, gizlice açıklanıyor. Lambaların lambası tutuşturuluyor, gizlice aydınlanıyor.
بِنُورِ جَلَالٍ بَازِخٍ وَ شَرَنْطَخٍ
بِقُدُّوسِ بَرْكُوتٍ بِهِ النَّارُ اُخْمِدَتْ
Binûri celêlin bêzi[k]hin ve şeranta[k]hin
Biguddûsi berkûrin bihinnêru u[k]hmidet
43. İsm-i A‟zam‟ın kibriyalı ve azametli nurunun tesiri ile! Raûf, Rahîm ve Kuddûs isimleriyle dalâlet ve ilhad ateşi söndürülür!
بِيَاهٍ وَ يَا يُوهٍ نَمُوهٍ اَصَالِيًا
بِطَمْطَامٍ مِهْرَاشٍ لِنَارِ الْعِدَا سَمَتْ
Biyêhin ve yê yûhin nemûhin esâliyen
Bitamtâmin mihrâşin linêril idâsemet
44. Mabudu bil hak olan yüce Allah; Hu, Kahhar, Cebbar, Samed, Şehid ve Selam isimlerinin tecellisiyle düşmanın küfür ve fitne ateşi söndürülür.
بِهَالٍ اَهِيلٍ شَلْعٍ شَلْعُوبٍ شَالِعٍ
طَهِىٍّ طَهُوبٍ طَيْطَهُوبٍ طَيَطَّهَتْ
Bihêlin ehillî şel'in şel'ûbin şêliin
Tahiyyin Tahûbin taytahûbin tayettahet
45. Gerçek Ma’bud, Hak olan ve hakkı gerçekleştiren, Cemil, Vedud ve Mucib olan Zatın yardımıyla insanlara kendisini sevdirecektir.
اَنُوخٍ بِيَمْلُوخٍ وَ اَبْرُوخٍ اُقْسِمَتْ
بِتَمْلِيخِ اٰيَاتٍ شَمُوخٍ تَشَمَّخَتْ
Enû[k]hin biyemlû[k]hin ve ebrû[k]hin ugsimet
bitemlî[k]hi ayatin şemû[k]hin teşemme[k]hat
46. Ey Kayyum ve Vekil olan ve bütün ayetlerinin hikmetlerini yalnız kendisi bilen Allah’ım Hannan isminin hürmetine dualarımızı kabul et.
اَبَازِيخَ بَيْذُوخٍ وَ زَيْمُوخٍ بَعْدَهَا
خَمَارُوخٍ يَشْرُوخٍ بِشَرْخٍ تَشَمَّخَتْ
Ebêzî[k]ha beyzû[k]hin ve zeymû[k]hin bağdehê
[k]hamêrû[k]ha yeşrû[k]hin bişer[k[hin teşemme[k]hat
47. Ey bütün sırlara vakıf olan Allah’ım Mübdi ve Müid isimlerinin hürmetine bize şefkat ve merhametinle muamele et.
بِبَلْخٍ وَ سِمْيَانٍ وَ بَازُوخٍ بَعْدَهَا
بِذَيْمُوخٍ اَشْمُوخٍ بِهِ الْكَوْنُ عُمِّرَتْ
Bibel[k]hin ve simyênin ve bêzu[k]hin bağdehê
Bizeymû[k]hin eşmû[k]hin bihîl kevnü ummirat
48. Her hak sahibinin hakkını layıkıyla veren, her varlığın ihtiyacını adaletle gideren Adl. Ve haklıyı haksızdan ayıran, hüküm sahibi Hakem isimlerinin tecellisiyle dünya tahripten kurtulur ve tamir edilir.
بِشَلْمَخَتٍ اِقْبَلْ دُعَائِى وَ كُنْ مَعِى
وَ كُنْ لِى مِنَ الْاَعْدَاءِ حَسْبِى فَقَدْ بَغَتْ
Bişelme[k]hatin (ni)gbel duâî ve kün meî
Ve kün lî minel ağdêi hasbî fegad beğat
49. Hak ism-i şerifin hürmetine duamı kabul buyur, benim yanımda ol, düşmanlarıma karşı bana kâfi gel; çünkü artık onlar çok ileri gittiler.
فَيَا شَمْخَثَا يَا شَمْخَثَا اَنْتَ شَمْلَخَا
وَ يَا عَيْطَلَا هَطْلُ الرِّيَاحِ تَخَلْخَلَتْ
Feyê şem[k]hasê yê şem[k]hasê ente şemle[k]hâ
Ve yê aytalê hetlur-riyâhi te[k]hal[k]halet
50. Ya Rahman! Ya Muğni! Ya Muiz! Ya Kaviyyul Kahhar! Şiddetli rüzgârlar (fitne rüzgârları) esmektedir!
بِكَ الْحَوْلُ وَ الصَّوْلُ الشَّدِيدُ لِمَنْ اَتَى
لِبَابِ جَنَابِكَ وَ الْتَجَى ظُلْمَةُ انْجَلَتْ
Bikel havlu vessavluş-şedîdu limen etê
Libabi cenâbike veltecê zulmetüncelet
51. Korunmak ve düşmana şiddetli hücum gerçekleştirmek ancak senin yardımınladır. Senin yüce kapına sığınanın karanlığı dağılır.
بِطٰهٰ وَ يٰسۤ وَ طٰسۤ كُنْ لَنَا
بِطٰسۤمۤ لِلسَّعَادَةِ اَقْبَلَتْ
Bi tâ-hâ ve yâ-sîn ve tâ-sîn kün lenê
Bi tâ-sîn-mîm lisseâdeti egbelet
52. Ta-Ha, Ya-Sin, Ta-Sin ve Ta-Sin-Mim ile bize yönelip gelen bir saadete ermek için bizim yardımcımız ol.
وَ كَافٍ وَ هَايَاءٍ وَ عَيْنٍ وَ صَادِهَا
كِفَايَتُنَا مِنْ كُلِّ عَيْنٍ بِنَا حَوَتْ
Ve kêfin ve hê yêin ve aynin ve sâdihâ
Kifâyetünê min külli aynin binê havet
53. Kef Hâ Yâ Ayn ve Sadlarıyla; bizi kuşatan her kötü gözden korunuruz!
بِحَامِيمَ عَيْنٍ ثُمَّ سِينٍ وَ قَافِهَا
حِمَايَتُنَا مِنْ كُلِّ سُوءٍ بِشَلْمَهَتْ
Bi hâ mîme aynin sümme sînin ve gâfihê
Himâyetünê min külli sûin bişelmehet
54. Hâ Mîm, Ayn sonra Sîn ve Kaflarıyla; Selâm isminle her nevi kötülükten korunuruz!
بِقَافٍ وَ نُونٍ ثُمَّ حَامِيمٍ بَعْدَهَا
وَ فِي سُورَةِ الدُّخَانِ سِرًّا قَدْ اُحْكِمَتْ
Bi gâfin ve nûnin sümme hâ mîmin bağdehê
Ve fî surâtid-du[k]hâni sirran gad uhkimnet
55. Kaf ve Nûn ve onlardan sonraki Hâ Mîm ile yine korunuruz, Ve Duhan suresindeki sağlam sır hürmetine bu himayeni gerçekleştir.
بِاَلِفٍ وَ لَامٍ وَ النِّسَاءِ وَ عُقُودِهَا
وَ فِي سُورَةِ الْاَنْعَامِ وَ النُّورِ نُوِّرَتْ
Bi êlifin ve lâmin vennisêi veugûdihê
Ve fî sûretil en'âmi vennûri nuvvirat
56. Elîf lâm ile (bu harflerle başlayan sureler ile) Nisa suresi, En‟âm ve nurlarla parlayan Nûr suresi hürmetine!
وَ اَلِفٍ وَ لَامٍ ثُمَّ رَاءٍ بِسِرِّهَا
عَلَوْتُ بِنُورِ الْاِسْمِ مِنْ كُلِّ مَا جَنَتْ
Ve êlifin ve lâmin sümme râin bisirrihê
Alevtü binûril ismi min külli mê cenet
57. Elif Lâm sonra peşlerindeki Ra sırrıyla; Nûr isminle bütün (süflî) ruhanilerin üstüne çıktım.
وَ اَلِفٍ وَ لَامٍ ثُمَّ مِيمٍ وَ رَائِهَا
اِلٰى مَجْمَعِ الْاَرْوَاحِ وَ الرُّوحِ قَدْ عَلَتْ
Ve êlifin ve lâmin sümme mîmin ve râihê
İlê mecmail ervâhi verrûhu gad alet
58. Elif Lam sonra Mîm ve Ra'sı ile Ruhların mecmaina yükseldim. Fakat gerçek Ruh çok yücedir.
بِسِرِّ حَوَامِيمِ الْكِتَابِ جَمِيعِهَا
عَلَيْكَ بِفَضْلِ النُّورِ يَا نُورُ اُقْسِمَتْ
Bisırrin havêmîmil kitêbi cemîihê
Aleyke bifadlinnûri yê nûru ugsimet
59. Kitabin (Kurân'ın) bütün Hâ Mîm'lerinin sırrıyla üzerime Nûr isminin fazlı aksin, ey bölümlere ayrılmış Nûr!
بِعَمَّ عَبَسَ وَ النَّازِعَاتِ وَ طَارِقٍ
وَ فِي وَالسَّمَاءِ ذَاتِ الْبُرُوجِ وَ زُلْزِلَتْ
Biamme abese vennêziâti ve târigin
Ve fî vessemêi zâtil burûci ve zulzilet
60. Amme, Abese, Nâziat ve Târik sûrelerinle Ve's-semâ-i Zâti'l-Burûc ve Zilzal sûreleri hürmetine;
بِحَقِّ تَبَارَكَ ثُمَّ نُونٍ وَ سَائِلٍ
وَ فِي سُورَةِ التَّهْمِيزِ وَ الشَّمْسِ كُوِّرَتْ
Bihaggi tebêrake sümme nûnin ve sêilin
Ve fî sûretitt-tehmîzi veşşemsi kuvvirat
61. Mülk sonra Kalem ve Mearic, Hümeze, Şems surelerinin hakkı için;
وَ بِالذَّارِيَاتِ الذَّرِّ وَ النَّجْمِ اِذَا هَوَى
وَ بِاِقْتَرَبَتْ لِىَ الْاُمُورُ تَقَرَّبَتْ
Ve bizzâriyâtiz-zerri vennecmi iz hevê
Ve bigterabet liyel umûru tegarrabet
62. Zariyat, Necm ve Kamer sureleri hürmetine tüm işler bana yakınlaştırıldı.
وَ فِي سُوَرِ الْقُرْاٰنِ حِزْبًا وَ اٰيَةً
عَدَدَ مَا قَرَأَ الْقَارِى وَ مَا قَدْ تَنَزَّلَتْ
Ve fî suveril gur'êni hizben ve êyeten
Adede nê garael gâriu ve ma gad tenezzelet
63. Bütün Kurân sûrelerinin içinde hizip ve ayet olarak, okuyanın okuduğu sayısınca sana tazarru ve niyazda bulunuyorum.
فَاَسْئَلُكَ يَا مَوْلَاىَ بِفَضْلِكَ الَّذِى
عَلَى كُلِّ مَا اَنْزَلْتَ كُتُبًا تَفَضَّلَتْ
Fe eselüke yê mevlâye fî fadlikellezî
Alê külli mê enzelte kutben tefeddalet
64. İşte ey Allah'ım, Senin fazlınla bu şekilde yazdırdığın üstün kitaplar hürmetine Sana yalvarıyorum.
بِاٰهِيًّا شَرَاهِيًّا اَذُونَاىِ صَبْوَةٍ
اَصْبَاءوُثٍ اٰلِ شَدَّاىَ اَقْسَمْتُ بِطَيْطَغَتْ
Biêhiyyen şerâhiyyen ezûnêyi sabvetin
Esbâvusin êli şeddeye egsemtü bitaytağat
65. Ey Hayy ve Kayyum olan Allah’ım! Senin her şeye gücü yeten ve kudretiyle bütün varlık alemini kuşatan Kadir ve Cebbar isimlerinin üzerine kasem ederek sana yalvarıyorum.
بِسِرِّ بُدُوحٍ اَجْهَزَطٍ بَطَدٍ زَهَجٍ
بِوَاحِ الْوَحَا بِالْفَتْحِ وَ النَّصْرِ اَسْرَعَتْ
Bisirrin budûhin echezetin betadin zehecin
Bivêhil vâhâ bil fethi vennasri esraat
66. Ey Allamü’l-Ğuyub olan Allah’ım! Budûh (Bedûh), Echezat ile Betad, Zehac ve Vâh esrarı sayesinde fetih, yardım ve zaferler hızla neticeye ulaşır!
بِنُورِ فَجَشٍ مَعَ ثَظْخَزٍ يَا سَيِّدِى
وَ بِالْاٰيَةِ الْكُبْرَى اَمِنِّى مِنَ الْفَجَتْ
Binûri feceşin mea set[k]hatin yê seyyidî
Vebil âyetil kübrâ eminnî minel fecet
67. Âyetü’l-Kübrâ hürmetine beni kurtar, emanet ve emniyet ver.
بِحَقِّ فَقَجٍ مَعَ مَخْمَةٍ يَا اِلٰهَنَا
بِاَسْمَائِكَ الْحُسْنَى اَجِرْنِى مِنَ الشَّتَتْ
Bihaggi fegacin mea me[k]hmetin yê ilêhêne
Biesmâikel husnê ecirnî mineş-şetet
68. Ey İlah’ımız Fettah ve Rezzak isimlerinin hürmetine ve Esma-i Hüsna diye tarif edilen bütün güzel isimlerinin hakkı için beni dağınıklık ve perişaniyetten kurtar.
حُرُوفٌ لِبَهْرَامٍ عَلَتْ وَ تَشَامَخَتْ
وَاسْمُ عَصَا مُوسٰى بِهِ الظُّلْمَةُ انْجَلَتْ
Hurûfun libehrâmin alet veteşême[k]hat
Vesmu asâ Mûsâ bihiz-zulmetun celet
69. Bunlar Nûr harfleridir. Yüce ve yüksektirler. Asâ-yi Mûsa ismiyle de karanlık dağıldı.
تَوَسَّلْتُ يَا رَبِّ اِلَيْكَ بِسِرِّهَا
تَوَسُّلَ ذِى ذُلٍّ بِهِ النَّاسُ اهْتَدَتْ
Tevesseltü yâ rabbi ileyke bisirrihê
Tevessüle zî züllin bihinnasühtedet
70. Bunların sırrını kendime şefaatçi ederek Senden niyazda bulunuyorum. Bu, insanların kendisiyle doğru yolu bulduğu zillet ve tevâzû sahibi birinin tevessülü gibi olsun.
حُرُوفٌ بِمَعْنَاهَا لَهَا الْفَضْلُ شُرِّفَتْ
مَدٰى الدَّهْرِ وَ الْاَيَّامِ يَا رَبِّ انْحَنَتْ
Hurûfun bimağnâhê lehel fadlü şurrifet
Mededdehri vel eyyâmi yâ rabbinhanet
71. Ey merhametli rabbim! Bunlar öyle harflerdir ki, manaları sebebiyle çağlar boyu üstünlük kendilerine bahşedilmiş ve yüceltilmişlerdir.
دَعَوْتُكَ يَا اَللهُ حَقًّا وَ اِنَّنِى
تَوَسَّلْتُ بِالْاٰيَاتِ جَمْعًا بِمَا حَوَتْ
Deavtüke yâ Allâhu haggan ve innenî
Tevesseltü bil êyêti cem'an bimê havet
72. Ey Allahım! Gerçekten bütün ayetler ve ihtiva ettikleriyle sana tevessülde bulunarak yalvardım.
فَتِلْكَ حُرُوفُ النُّورِ فَاَجْمَعْ خَوَاصَّهَا
وَ حَقِّقْ مَعَانِيهَا بِهَا الْخَيْرُ تُمِّمَتْ
Fetilke hurûfun-nûri fecmağ havâssahê
Ve haggig meânihê bihel hayru tummimet
73. İşte o nur harflerinin havassını bende topla, Her türlü hayrın sayelerinde tamamlandığı manalarını gerçekleştir.
وَ اَحْضِرْنِى عَوْنًا خَدِيمًا مُسَخَّرًا
طُهَيْمَفَيَائِيلُ بِهِ الْكُرْبَةُ انْجَلَتْ
Feehdirnî avnen hâdimen musa[k]h[k]haran
Tuheymefeyâile bihil kurbetüncelet
74. Bana itaat eden yardımcı bir hizmetçi gönder. Onunla sıkıntım ortadan kalksın.
سَخِّرْ لِى فِيهَا خَدِيمًا يُطِيعُنِى
بِفَضْلِ حُرُوفِ اُمِّ الْكِتَابِ وَ مَا تَلَتْ
Fe sehhır lî fîhâ hadîmen yütiuni
Bi fadli hurufi ümmil kitâbi ve mâ telet
75. Ümmü’l-Kitab olan Fatiha Suresi ve onu takip eden sureler hürmetine bu konuda bana itaat edecek bir hizmetçi musahhar kıl.
وَ اَسْئَلُكَ يَا مَوْلَاىَ فِي اسْمِكَ الَّذِى
بِهِ اِذَا دُعِىَ جَمْعُ الْاُمُورِ تَيَسَّرَتْ
Ve es’elüke yâ mevlâya fismikellezî
Bihî izâ düıye cem’ul ümûri teyesserat
76. Ey mevlam! Kendisiyle çağrıldığında bütün işlerin kolaylaştığı isminle (İsm-i A’zamınla) sana yalvarıyorum.
اِلٰهِى فَارْحَمْ ضَعْفِى وَ اغْفِرْ لِى زَلَّتِى
بِمَا قَدْ دَعَتْكَ الْاَنْبِيَاءُ وَ تَوَسَّلَتْ
İlâhi ferham da’fi vağfirlî zelleti
Bi mâ kad deatkel enbiyâü ve tevesselet
77. İlahi! Peygamberlerin sana yaklaşmak için vesile ettikleri hürmetine zayıflığıma merhamet et. Günahlarımı bağışla.
اَ يَا خَالِقِى يَا سَيِّدِى اِقْضِ حَاجَتِى
اِلَيْكَ اُمُورِى يَا اِلٰهِى تَسَلَّمَتْ
Eyâ hâliki yâ seyyidî ıkdı hâcetî
İleyke ümûrî yâ ilâhî tesellemet
78. Ey yaratıcım ve seyyidim! İhtiyacımı yerine getir! İşlerim sana havaledir.
تَوَسَّلْتُ يَا رَبِّ اِلَيْكَ بِاَحْمَدَا [ص]
وَ اَسْمَائِكَ الْحُسْنٰى الَّتِى هِىَ جُمِّعَتْ
Tevesseltü yâ rabbî ileyke bi ahmedâ
Ve esmâikel husnelletî hiye cümmiat
79. Yâ Rabbi! Hz. Muhammed’i (a.s.m.) ve burada cem edilen güzel isimlerini şefaatçi kılarak, vesile ederek senden niyaz ediyorum.
فَجُدْ وَ اعْفُ وَ اَصْفَحْ يَا اِلٰهِى بِتَوْبَةٍ
عَلٰى عَبْدِكَ الْمِسْكِينِ مِنْ نَظْرَةٍ عَبَتْ
Fecud vağfu vesfah yê ilêhî bitevbetin
Alê abdikel miskîni min nezratin abet
80. Yâ ilahi! Yersiz bir bakışa kadar tüm hatalarından tevbe etmeyi şu miskin kuluna lütfeyle ve hatalarını affet.
وَ وَفِّقْنِى لِلْخَيْرِ وَ الصِّدْقِ وَ التُّقَى
وَ اَسْكِنَّنِى الْفِرْدَوْسَ مَعَ فِرْقَةٍ عَلَتْ
Veveffignî lil hayri vessıdgi vettugâ
Veeskinniyel firdevse mea firgatin alet
81. Beni hayra, doğruluğa ve takvaya muvaffak eyle ve yüksek cemaat ile Firdevs Cennetine yerleştir.
وَ كُنْ بِى رَؤُوفًا فِي حَيَاتِى وَ بَعْدَمَا
اَمُوتُ وَ اَلْقٰى ظُلْمَةَ الْقَبْرِ انْجَلَتْ
Vekün bî raûfen fî hayêtî ve bağde mê
Emûtu veelgâ zulmetel gabrincelet
82. Hayatımda ve öldükten sonra ve kabrin karanlıklarını üstümden atıp, nuru görünce bana şefkatle muamele et.
وَ فِي الْحَشْرِ بَيِّضْ يَا اِلٰهِى صَحِيفَتِى
وَ ثَقِّلْ مَوَازِينِى بِلُطْفِكَ اِنْ خَفَّتْ
Ve filhaşri beyyid yê ilêhî sahîfetî
veseggil mevêzînî bilutfike in [k]haffet
83. Ve haşirde ya İlâhî amel defterimi beyaz kil; eğer tartılarım hafif gelirse Sen onları ağırlaştır.
وَ جَوِّزْنِى حَدَّ الصِّرَاطِ مُهَرْوِلاً
وَ احْمِنِى مِنْ حَرِّ نَارٍ وَ مَا حَوَتْ
Vecevviznî haddes-sırâtimuhervilen
Vehminî min harri nârin vemê havet
84. Beni keskin sırat köprüsünden koşarak geçir ve o büyük cehennem ateşinden ve içindekilerden koru.
وَ سَامِحْنِى مِنْ كُلِّ ذَنْبٍ جَنَيْتُهُ
وَ اغْفِرْ خَطِيئَاتِى الْعِظَامَ وَ اِنْ عَلَتْ
Vesêmihnî min külli zenbin ceneytuhû
Vağfir hatîyetiyel izâme ve in alet
85. İşlediğim her günahtan dolayı beni affet. Çok da olsa büyük günahlarımı bağışla.
فَيَا حَامِلَ الْاِسْمِ ا لذَِّى جَلَّ قَدْرُهُ
تَوَقّٰى بِهِ كُلَّ الْامُُورِ تَسَلمََّتْ
Fe yâ hâmilel ismillezî celle kadruhû
Tevekkâ bihî küllel ümûri tesellemet
86. Ey kadri yüce ismi taşıyan!
Bütün tehlikeli işlerden kurtuldun ve selamete erdin!
فَقَاتِلْ وَ لَا تَخْشَ وَ حَارِبْ وَ لَا تَخَفْ
وَ دُسْ كُلَّ ارَْضٍ بِالْوُحُوشِ تَعَمَّرَتْ
Fe kâtil ve lâ tahşe ve hârib ve lâ tehaf
Ve düs külle ardın bil vühûşi teammerat
87. Savaş, korkma! Çarpış, çekinme!
Vahşi ve acımasız zalimlerle dolu her yere gir!
وَ اقَْبِلْ وَلَا تَهْرَبْ وَ خَاصِمْ مَنْ تَشَاءُ
وَلَا تَخْشَ بَؤسًْا للِْمُلوُكِ وَلَوْ حَوَتْ
Ve akbil ve lâ tehrab ve hâsim men teşâü
Ve lâ tehşe be’sên lil mulûki velev havet
88. Saldır, kaçma! Dilediğin düşmanla mücadele et!
Dört bir yanını kuşatmış olsa da hiç bir melikin gücünden korkma!
فَلَا حَيَّةٌ تَخْشَى وَلَا عَقْرَبٌ تَرَى
وَلَا اسََدٌ يَؤتِْى اِليَْكَ بِهَمْهَمَتْ
Fe lâ hayyetün tahşâ ve lâ akrabün terâ
Ve lâ esedün ye’ti ileyke bi hemhemet
89. Ne bir yılandan korkarsın, ne de bir akrep görürsün.
Ne de bir aslan gürleyerek sana gelir!
وَلَا تَخْشَ مِنْ سَيْفٍ وَلَا طَعْنَ خَنْجَرٍ
وَلَا تَخْشَ مِنْ رُمْحٍ وَلَا شَ ٍّر اسَْهَمَتْ
Ve lâ tahşe min seyfin ve lâ ta’nin hancerin
Ve lâ tahşe min rumhin ve lâ şerrin eshemet
90. Ne bir kılıçtan, ne bir hançerin yaralamasından, ne bir mızraktan ve ne ortalığı almış şerden korkma!
جَزَا مَنْ قَرَأَ هَذَا شَفَاعَةُ احَْمَداَ
وَ يُحْشَرُ فِي الْجَنَّاتِ مَعَ حُورٍ صُفِّفَتْ
Cezâ men kara hâzâ şefâatü ahmedâ
Ve yühşeru fil cennâti maa hûrin suffifet
91. Bunu okuyanın mükafatı, Hz. Muhammed’in (S.A.V.) şefaatidir.
Ve o, saf saf dizilmiş hurilerle Cennetlerde haşrolacaktır.
وَ اعْلَمْ بِانََّ الْمُصْطَفٰ خَيْرُ مُرْسَلٍ
وَ افَْضَلُ خَلْقِ اللهِ مَنْ قَدْ تَفَرَّقَتْ
Va’lem bi ennel Mustafâ hayru mürselîn
Ve efdalü halkıllâhi men kad teferrakat
92. Bil ki Hz. Muhammed Mustafa (S.A.V.) en üstün peygamberdir.
Allah’ın yeryüzüne yayılmış kullarının en faziletlisidir.
وَ صَدِّرْ بِهِ مِنْ جَاهِهِ كُلَّ حَاجَةٍ
وَ سَلْهُ لكَِىْ تَنْجُو مِنَ الْجَوْرِ وَ الطَّغَتْ
Ve saddir bihî min câhihî külle hâcetin
Ve selhü li key tencü minel cevri vettağat
93. Yüce şanından dolayı her dileğinin başında onu an.
Onu şefaatçi et ki zulüm ve tecavüzden kurtulasın.
وَ صَلِّ اِلٰهِى كُلَّ يَوْمٍ وَ سَاعَةٍ
عَلىَ الْمُصْطَفٰى الْمُخْتَارِ مَ ا نَسْمَةٌ سَمَتْ
Ve salli ilâhi külle yevmin ve sâatin
Alel mustafal muhtâri mâ nesmetün semet
94. Yâ ilahi! Her gün, her an ve her rüzgar estikçe o seçkin Mustafa’ya (S.A.V.) salat eyle.
وَ صَلِّ عَلىَ الْمُخْتَارِ وَ الْاٰلِ كُلهِِّمْ
كَعَدِّ نَبَاتِ الْارَْضِ وَ الرِّيحِ مَا سَرَتْ
Ve salli alel muhtâri vel âli küllihim
Ke addi nebâtil ardı ver rihı mâ seret
95. O seçilmişe ve bütün aline yeryüzünün bitkileri ve esen rüzgarın esintileri adedince salat eyle.
وَ صَلِّ صَلَاةً تَمْلََُ الْارَْضَ وَ السَّمَاءَ
كَوَبْلِ غَمَامٍ مَعَ رُعُودٍ تَجَلْجَلَتْ
Ve salli salâten temleül arda ves semâe
Kevebli ğamâmin maa ruûdin tecelcelet
96. Parıldayan şimşeklerle birlikte bulutlardan dökülen yağmurlar adedince ve yeri göğü dolduracak kadar salat eyle.
فَيَكْ فِيكَ انََّ اللهَ صَلٰىّ بنَِفْسِهِ
وَامَْلَاكَهُ صَلتَّْ عَلَيْهِ وَ سَلمََّتْ
Fe yekfîke ennallâhe sallâ bi nefsihî
Ve emlâkehû sallet aleyhi ve sellemet
97. Bizzat Allah’ın ve meleklerinin ona salat ve selam getirmesi -O’nun (S.A.V.) şan ve şerefinin büyüklüğünü anlaman için- sana yeter.
وَ سَلمِّْ عَلَيْهِ دَائِمًا مُتَوَسِّلا ً
مَدٰى الدَّهْرِ وَ الْايََّامِ مَا شَمْسٌ اشَْرَقَت
Ve sellim aleyhi dâimen mütevessilen
Meded dehri vel eyyâmi mâ şemsün eşrakat
98. Yıllar ve günler sürdükçe ve güneş ışık saçmaya devam ettikçe, O’nu (S.A.V.) şefaatçi ve vesile yaparak sürekli olarak ona selam et.
وَ سَلمِّْ عَلىَ الْاطَْهَارِ مِنْ اٰلِ هَاشِمٍ
عَدَدَ مَا حَجَّ الْحَجِيجُ وَ سَلمََّتْ
Ve sellim alel ethâri min âli hâşimin
Adede mâ haccel hacîcü ve sellemet
99. Ali Haşim’in o paklarına, hac ziyaretinde bulunan hacıların sayısınca selam eyle!
وَارْضَ يَا اِلٰهِى عَنْ ابَىِ بَكْرٍ مَعَ عُمَرَ
وَارْضَ عَلٰى عُثْمَانَ مَعَ حَيْدَرِ الثَّبَتْ
Verda yâ ilâhî an Ebî Bekrin mea Omera
Verda alâ Osmâne mea Haydaris sebet
100. Yâ İlahi! Ebu Beki (r.a.) ve Ömer’den (r.a.), Osman (r.a.) ve hakta sebat eden Haydar’dan (r.a.) da razı ol.
كَذَا الْاٰلُ وَالْاصَْحَابُ جَمْعًا جَمِيعُهُمْ
مَعَ الْاوَْليَِاءِ وَ الصَّالحِِينَ وَمَا حَوَتْ
Kezel âlü vel ashâbü cem’an cemîuhüm
Maal evliyâi ves sâlihine ve mâ havet
101. Aynı şekilde bütün âl ve ashabından, evliya ve salihlerden ve bunlara tabi herkesten razı ol.
مَقَالُ عَل ٍّىِ وَ ابْنِ عَمِّ مُحَمَّدٍ
وَ سِرُّ عُلوُمٍ للِْخَلَائِقِ جُمِّعَتْ
Mekâlü Aliyyin vebni ammi Muhammedin
Ve sirru ulûmin lil halâikı cümmiat
102. Bu Hz. Muhammedin amcasıoğlu Alinin sözleridir. Onda mahlukat için ilimlerin özü ve sırrı toplanmıştır.
Celcelutiye sadece bir dilek duası değildir; aynı zamanda Allah’ın birliğini, kudretini ve kainattaki tecellilerini anlatan bir tefekkür yolculuğudur. Dua, "Bismillahi" ile başlar ve her beytinde Allah'ın farklı bir sıfatına sığınarak devam eder.
Duanın temel mesajı: Kulun acziyetini kabul ederek, Allah’ın sonsuz kudretine sığınması ve her türlü dünya ve ahiret sıkıntısından O’nun isimleri hürmetine yardım istemesidir.
Celcelutiye’yi okumayı alışkanlık haline getirenler için İslam alimleri pek çok müjde vermiştir. İşte öne çıkan bazı Celcelutiye duası faziletleri:
Rızık ve Bereket: Geçim sıkıntısı çekenlerin ve işlerinin açılmasını isteyenlerin, niyet ederek okuduğunda rızık kapılarının açıldığına inanılır.
Manevi Zırh ve Korunma: Her türlü kazadan, beladan, nazardan ve büyüden korunmak için en güçlü manevi kalkanlardan biridir.
Hacet ve Dileklerin Kabulü: Samimi bir kalp ile okunduğunda, kişinin meşru olan dünya ve ahiret isteklerine ulaşmasına vesile olur.
Huzur ve Sekinet: Ruhi daralma, depresyon veya korku yaşayan kişilerde manevi bir ferahlık sağlar.
Düşman Şerrinden Emin Olma: Çevresindeki kötü niyetli insanlardan ve haksızlıklardan korunmak isteyenler için tavsiye edilir.
İhtiyaca göre bu duanın farklı niyetlerle okunması mümkündür:
Sınavlarda Başarı: Zihin açıklığı ve başarı için niyet edilebilir.
Hastalıkların Şifası: Manevi bir şifa kaynağı olarak okunur.
Aile İçi Huzur: Evdeki huzursuzlukların giderilmesi ve muhabbetin artması için tercih edilir.
Duanın tesirini artırmak için belli bir edep ve usul dairesinde okunması önemlidir:
Abdest Almak: Bu kadar güçlü bir münacatın abdestli ve temiz bir kalp ile okunması esastır.
Zamanlama: Her vakit okunabilir ancak seher vakti (sabah namazından önce) veya Cuma günleri okunmasının daha faziletli olduğu bilinir.
Niyet: Okumaya başlamadan önce "Ya Rabbi, Celcelutiye hürmetine [Hacetiniz] kabul eyle" şeklinde niyet edilmelidir.
Hayır, Celcelutiye Kur’an-ı Kerim’de bir sure veya ayet değildir. Peygamber Efendimizden (s.a.v.) gelen bir vahiy/ilham ile Hz. Ali tarafından kaleme alınmış manevi bir kasidedir.
Belirli bir sayı zorunluluğu yoktur; ancak bazı alimler 1, 3 veya 7 kez okunmasını tavsiye etmiştir. Önemli olan sayıdan ziyade ihlaslı bir şekilde okunmasıdır.
Halk arasında "Celcelutiye ağırdır, herkes okuyamaz" gibi söylentiler olsa da, ihlasla ve Allah rızası için okunan bir duanın kuluna hiçbir zararı olmaz; aksine rahmet getirir.
Celcelutiye Duası, Allah'ın isimlerinin birer anahtar gibi kullanıldığı muazzam bir kapıdır. Hayatın karmaşasında kaybolan, rızık veya huzur arayan her mümin için bu dua, manevi bir sığınaktır. Eğer hayatınızda yeni bir manevi kapı açmak istiyorsanız, Celcelutiye’nin nurlu ikliminden istifade etmeye bugünden başlayabilirsiniz