
Yüce Rabbimiz, Kur'an-ı Kerim'de "Eğer şükrederseniz, size olan nimetimi mutlaka artırırım" (İbrahim Suresi, 7) buyurarak, bolluk ve bereketin anahtarının "şükür" olduğunu müjdelemiştir. Şükür; sadece "Elhamdülillah" demek değil, nimeti vereni tanımak, O'na kalp ile bağlanmak ve gerektiğinde namaz ile bu teşekkürü taçlandırmaktır.
Bu rehberde; Peygamber Efendimiz'in (s.a.v.) her sabah okuduğu ve "bunu okuyan o günün şükrünü eda etmiştir" dediği özel duayı, şükür namazının kılınışını ve anında yapılan şükür secdesini bulabilirsiniz.


Peygamber Efendimiz (s.a.v.), sabahları uyandığında şu duayı okur ve ümmetine de tavsiye ederdi. Hadis-i şerifte, "Kim sabaha erdiği zaman bu duayı okursa, o günkü şükür borcunu ödemiş olur" buyurulmuştur.
Okunuşu: "Allâhümme mâ asbaha bî min ni'metin ev bi-ehadin min halkıke, fe-minke vahdeke lâ şerîke leke, fe-leke'l-hamdü ve leke'ş-şükru."
Anlamı: "Allah'ım! Bana ve yarattıklarından herhangi birine bu sabah erişen her nimet, yalnızca Sendendir. Senin ortağın yoktur. Hamd Sanadır, şükür Sanadır." (Kaynak: Ebû Dâvûd, Edeb, 101)
(Not: Akşam okunacağı zaman "mâ asbaha" yerine "mâ emsâ" denir.)
Bir nimete kavuşulduğunda veya bir dertten kurtulunduğunda, Allah rızası için 2 rekat nafile namaz kılmak çok faziletlidir.
Niyet: "Niyet ettim Allah rızası için şükür namazı kılmaya" denir.
1. Rekat: Sübhaneke, Fatiha ve Kafirun suresi (veya bildiğiniz bir sure) okunur.
2. Rekat: Fatiha ve İhlas suresi okunur.
Secde ve Dua: Namazın sonundaki secdelerde veya selam verdikten sonra, verilen nimet için Allah'a bol bol hamd edilir.
Bazen öyle güzel bir haber alırız ki, namaz kılacak kadar vaktimiz olmaz veya o anın heyecanıyla hemen yere kapanmak isteriz. İşte buna "Şükür Secdesi" denir. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) sevindirici bir haber aldığında hemen secdeye kapanırdı.
Uygulanışı:
Kıbleye dönülür.
"Allahuekber" diyerek direkt secdeye gidilir (el kaldırmadan).
Secdede "Sübhâne Rabbiye'l-A'lâ" (3 defa) denir.
Ardından "Ya Rabbi sana şükürler olsun" diye dua edilir.
Tekrar "Allahuekber" denilerek ayağa kalkılır veya oturulur.
Arapça bilmeyenler veya gün içinde sürekli şükür halinde olmak isteyenler için Kur'an ve sünnetten kısa dualar:
Okunuşu: rabbi evzi’nî en eşkura ni’meteke-lletî en’amte ‘aleyye ve’alâ vâlideyye veen a’mele sâlihan terdâhu veedḣilnî birahmetike fî ‘ibâdike-ssâlihîn
(Neml Suresi, 19)
Anlamı: "Rabbim, bana ve ebeveynime lütfettiğin nimetine şükretmeme, hoşnut olacağın hayırlı ve barışçıl bir iş yapmama imkân ver. Ve rahmetinle beni iyilik ve barışı seven kullarının arasına sok."
Arapçası:

"Elhamdülillâhi Rabbi'l-âlemîn." (Alemlerin Rabbi olan Allah'a hamdolsun.)
"Allah'ım! Verdiğin nimetlere, vermediğin dertlere, kıldığın nasibe, açtığın kapılara, her halimize binlerce kez şükürler olsun. Bizi nankörlerden eyleme, elimizdeki nimeti alma, bizi yoklukla imtihan etme. Amin."
Evlat nimeti için şükretmek isteyenler, Akika kurbanı kesebilir veya sadaka verebilir. Dua olarak: "Rabbim! Bu çocuğu bize, vatana ve millete hayırlı eyle. Onu salihlerden kıl ve şükreden bir kul eyle" denilir.
İyileşen bir hasta, Hz. Eyyüb'ün teslimiyetiyle; "Bana şifa veren, sıkıntımı gideren ve beni eski sıhhatime kavuşturan Allah'a hamdolsun" diyerek şükür namazı kılabilir.
Rızık genişliği için: "Rezzâk olan Allah'ım, verdiğin bu rızkı bereketli kıl, haramdan uzak eyle ve şükrünü eda etmeyi nasip et" duası okunur.
Bakara Suresi, 152: "Öyleyse beni anın ki, ben de sizi anayım. Bana şükredin, sakın nankörlük etmeyin."
İbrahim Suresi, 7: "Hani Rabbiniz şöyle buyurmuştu: Andolsun, eğer şükrederseniz nimetimi size artırırım..."
Zümer Suresi, 66: "Hayır! Yalnız Allah’a kulluk et ve şükredenlerden ol."