
İnsan doğası gereği hata yapabilen ve günah işleyebilen bir varlıktır.
Ancak İslam inancında umutsuzluğa asla yer yoktur. Yüce Allah'ın bağışlayıcılığı sonsuzdur ve tövbe kapısı samimi bir pişmanlıkla gelen her kul için ardına kadar açıktır. Peygamber Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem tarafından bizlere öğretilen ve tüm tövbe dualarının zirvesi olarak müjdelenen Seyyidül İstiğfar duası, Allah'ın affına sığınmanın en güzel ve en kapsamlı yoludur.
Bu dua kalpten gelen bir pişmanlığı dile getirirken aynı zamanda kula muazzam bir huzur verir. Duanın aslına uygun harekelenmiş Arapça metni ve telaffuzu kolaylaştıran Türkçe okunuşu şöyledir:
Arapça Yazılışı:

Türkçe Okunuşu: Allahümme ente Rabbî lâ ilâhe illâ ente halaktenî ve enâ abdüke ve enâ alâ ahdike ve va'dike mesteta'tü. Eûzü bike min şerri mâ sana'tü ebûü leke bini'metike aleyye ve ebûü bizenbî fağfirlî fe innehû lâ yağfiruz zünûbe illâ ente.
Anlamı: Allah’ım! Sen benim Rabbimsin! Beni sen yarattın. Ben senin kulunum; gücüm yettiğince ezelde sana verdiğim sözümde ve vaadimde durmaktayım. Yaptığım kötülüklerin ve işlediğim kusurların şerrinden sana sığınırım. Bana lütfettiğin, üzerimdeki nimetlerini yüce huzurunda minnetle anıp, itiraf ederim. Aynı şekilde günahımı da itiraf ederim. Beni bağışla; çünkü senden başka hiçbir kimse günahları affedip bağışlayamaz. (Buhârî, Da’avât, 2, 16; Ebû Dâvûd, Edeb, 110)
Seyyid kelimesi sözlükte efendi, ulu ve önder anlamına gelir. İstiğfar ise işlenen günahlardan dolayı Allah'tan af dilemek demektir. Bu muazzam dua, sıradan bir af talebinden çok daha fazlasıdır. Allah'ın birliğini, yaratıcılığını ve kulun acziyetini en muhteşem kelimelerle özetleyen bir itirafnamedir. İstiğfarların efendisi unvanını bizzat Peygamber Efendimizden alan bu eşsiz dua, içerdiği derin anlamlar sebebiyle tövbe dualarının en kıymetlisi kabul edilir.
Bu duanın fazileti hakkındaki müjde çok büyüktür. Peygamber Efendimiz, bu duayı gündüz kalpten inanarak okuyan ve akşama çıkmadan vefat eden kişinin cennetlik olacağını haber vermiştir. Aynı şekilde geceleyin içten bir inançla okuyup da sabaha çıkmadan vefat eden kişinin de cennet ehlinden sayılacağını müjdelemiştir. Bu eşsiz vaat, duanın ne kadar büyük bir manevi zırh olduğunu gösterir. (Buhârî, Deavât, 2, 16; Ebû Dâvûd, Edeb, 100-101)
Peygamberimizin müjdesine nail olabilmek için bu duanın sabah ve akşam vakitlerinde günlük bir zikir olarak düzenli şekilde okunması tavsiye edilir. Duanın sadece dil ile telaffuz edilmesi değil, anlamının düşünülerek ve kalpte derin bir pişmanlık hissedilerek okunması onun sırrını ortaya çıkarır. Her sabah güne başlarken ve her akşam yatağa girmeden önce okumak kalbi paslanmaktan korur.
Allah'ın rahmetinden asla ümit kesilmez. Hangi günah işlenmiş olursa olsun, samimi bir kalp ve Seyyidül İstiğfar gibi muazzam bir yakarışla silinmeyecek hata yoktur. Yeter ki kul hatasında ısrar etmesin ve Rabbine yönelsin. Okuduğunuz bu duaların sizi manevi kirlerden arındırmasını, tertemiz ve huzurlu bir hayata kapı aralamasını dileriz. Rabbim hepimizi tövbeleri kabul edilen kullarından eylesin.