
Hayatın bazen çıkmaza girdiğini, kapıların yüzümüze kapandığını ve kelimelerin yetersiz kaldığını hissederiz. İşte tam o anlarda, kainatın mutlak sahibinden gelen sarsıcı bir müjde yankılanır kalbimizde: Kün Fe Yekûn. Peki, milyonlarca müminin dilinden düşürmediği, imkansız görünen her şeyin anahtarı olan Kün Fe Yekûn duası nedir? Bu ilahi sırrın hayatımızdaki yeri ve faziletleri nelerdir?


“Kün fe yekün” ifadesi Arapça yazılışıyla:
كُنْ فَيَكُونُ
Kelime anlamı olarak:
Kün: Ol
Fe: Ve / hemen ardından
Yekün: Olur
Yani anlamı:
👉 “Ol der ve olur.”
Bu ifade, Allah’ın sınırsız kudretini ve yaratma iradesini anlatır. Allah bir şeyin olmasını dilediğinde, sadece “ol” emrini verir ve o şey meydana gelir. Bu, ilahi kudretin mutlaklığını ifade eden güçlü bir beyanıdır.
“Kün fe yekün duası” olarak bilinen ifade aslında Kur’an’da birden fazla ayette geçer. Bunlardan bazıları şunlardır:
Göklerin ve yerin eşsiz yaratılışı hakkındadır.
Meali: "O, göklerin ve yerin eşsiz yaratıcısıdır. Bir şeyi dilediğinde ona sadece 'Ol' der, o da hemen oluverir."
Hz. Meryem’e Hz. İsa’nın müjdelenmesi hakkındadır.
Meali: "...Allah dilediğini böylece yaratır. O, bir işe hükmettiği zaman ona sadece 'Ol' der, o da hemen oluverir."
Hz. Adem’in yaratılışının Hz. İsa ile kıyaslanması hakkındadır.
Meali: "Şüphesiz Allah katında İsa'nın durumu, Adem'in durumu gibidir. Onu topraktan yarattı, sonra ona 'Ol' dedi ve o da hemen oluverdi."
Göklerin ve yerin hak ile yaratılması üzerinedir.
Meali: "O, gökleri ve yeri hak (ve hikmet) ile yaratandır. 'Ol' dediği gün her şey oluverir..."
Öldükten sonra diriltme veya bir şeyin var edilmesi üzerinedir.
Meali: "Biz bir şeyin olmasını istediğimiz zaman, ona söyleyeceğimiz söz ancak 'Ol' dememizdir. O da hemen oluverir."
Allah’ın çocuk edinmekten münezzeh olduğu ve yaratma kudreti hakkındadır.
Meali: "Çocuk edinmek Allah'a yakışmaz. O, bundan münezzehtir. Bir işe hükmettiği zaman, ona sadece 'Ol' der ve o hemen oluverir."
En çok bilinen ve zikredilen "Kün Fe Yekûn" ayetidir.
Meali: "O, bir şeyin olmasını dilediği zaman, ona sadece 'Ol' der ve o hemen oluverir."
Hayat verme ve öldürme yetkisinin Allah'ta olması üzerinedir.
Meali: "O, hem hayat veren hem de öldürendir. O, bir işe hükmettiği zaman, ona sadece 'Ol' der ve o hemen oluverir."
Burada önemli bir ayrım yapmak gerekir. Kur’an’da “Kün fe yekün” ifadesi bir dua cümlesi olarak değil, Allah’ın kudretini anlatan bir ilahi beyan olarak geçer.
Yani klasik tefsir ve fıkıh kaynaklarında “Kün fe yekün duası” adıyla özel bir dua metni bulunmaz. Bu ifade, halk arasında zamanla dilek ve niyet için okunan bir söz hâline gelmiştir.
Dolayısıyla “Kün fe yekün duası” denildiğinde, aslında Kur’an’daki bir kudret ifadesi dua niyetiyle okunmaktadır. Ancak bunun belirli bir sayıya bağlanmış, kesin sonuç vaat eden bir uygulama olduğuna dair sahih bir kaynak bulunmamaktadır.
“Kün fe yekün duası” olarak bilinen ifadenin fazileti, onu bir sihirli formül gibi görmekte değil; Allah’ın kudretini hatırlamakta yatar.
Bu ifadeyi düşünmek ve tefekkür etmek:
Allah’ın her şeye gücünün yettiğini hatırlatır.
Kulun umutsuzluğunu azaltır.
Teslimiyet bilincini güçlendirir.
Dua ederken güven duygusunu artırır.
Gerçek fazilet, kelimenin kendisinde değil; o kelimenin işaret ettiği ilahi kudrete iman etmekte gizlidir.
Halk arasında “Kün fe yekün duası” genellikle şu niyetlerle okunur:
Dilek gerçekleşmesi için
Zor bir durumdan çıkmak için
Umut tazelemek için
Manevi güç kazanmak için
Ancak burada önemli olan, bu ifadeyi bir garanti mekanizması gibi görmek değil; Allah’ın takdirine teslim olarak dua etmektir.
Dua, Allah’a emretmek değil; O’na yönelmek ve O’ndan istemektir.
Bazı platformlarda belirli sayılar (örneğin 100, 313, 1000 gibi) önerildiği görülür. Ancak klasik İslami kaynaklarda bu ifadenin belirli bir sayıda okunması gerektiğine dair sahih bir delil yoktur.
Eğer kişi bu ifadeyi zikretmek isterse:
Samimi bir niyetle
Allah’ın kudretini düşünerek
Sonucu O’na bırakarak
okuyabilir. Asıl önemli olan sayı değil; niyet ve teslimiyettir.
“Kün fe yekün” insanı şu hakikatle yüzleştirir:
Allah için imkânsız yoktur.
İnsan sınırlıdır, Allah sınırsızdır.
Her şey ilahi irade ile gerçekleşir.
Bu bilinç, kişiyi hem kibirden uzaklaştırır hem de umutsuzluktan korur. Çünkü kul bilir ki; Allah dilerse zor kolay olur, kapalı kapılar açılır.
Ancak aynı zamanda bilir ki; Allah’ın takdiri her zaman kulun istediği gibi değil, kul için hayırlı olan şekilde gerçekleşir
Kur’an’da “Kün fe yekün” ifadesi vardır; ancak özel bir dua metni olarak değil, Allah’ın kudretini anlatan bir ifade olarak geçer.
Belirli bir sayı ile okunması gerektiğine dair sahih bir bilgi yoktur.
Bu ifade mucize değil; Allah’ın yaratma kudretini anlatan bir beyandır.
Kişi dilediği zaman Allah’ın kudretini hatırlamak ve tefekkür etmek amacıyla söyleyebilir.
“Kün fe yekün duası” olarak bilinen ifade, aslında Allah’ın mutlak kudretini anlatan güçlü bir Kur’an beyanıdır. Bu söz, insanın kalbine şu güveni verir:
Allah dilediğinde her şey mümkündür.
Ancak dua, ilahi iradeyi zorlamak değil; o iradeye teslim olmaktır. “Ol der ve olur” gerçeği, kulun umudunu diri tutar; ama sonucu Allah’ın hikmetine bırakmasını da öğretir.
Gerçek huzur, kelimeyi tekrar etmekte değil; o kelimenin işaret ettiği kudrete güvenmektedir.