
Kul kusursuz olmaz; hata yapmak insanın doğasında vardır. Ancak hatadan dönmek ve alemlerin Rabbi olan Allah'tan af dilemek, müminin en güzel vasfıdır. Manevi kirlerden arınmanın, kalbi huzura kavuşturmanın ve rızkı genişletmenin yolu Tövbe İstiğfar etmekten geçer.
Bu sayfamızda; İslam alimlerinin tavsiye ettiği, camilerde ve sohbetlerde sıkça okunan meşhur Tövbe İstiğfar duasının Arapçasını, Türkçe okunuşunu ve manasını bulabilirsiniz.



"Estağfirullah. Estağfirullah. Estağfirullahe'l-Azîm el-Kerîm, ellezî lâ ilâhe illâ Hüve'l-Hayyü'l-Kayyûmü ve etûbü ileyh. Tevbete abdin zâlimin li-nefsihî, lâ yemlikü li-nefsihî mevten ve lâ hayâten ve lâ nüşûrâ."
"Azamet ve Kerem sahibi olan, Kendisinden başka ilah bulunmayan, ezelî ve ebedî hayat sahibi (Hayy) ve her şeyi ayakta tutan (Kayyum) Allah'tan mağfiret diler ve O'na tövbe ederim. Kendi nefsine zulmeden; ölümü, hayatı ve yeniden dirilişi kendi elinde olmayan aciz bir kulun tövbesiyle (Sana sığınırım)."

Peygamber Efendimiz (s.a.v.), "İstiğfarların efendisi ve en üstünü şudur" diyerek bu duayı bizlere öğretmiştir. Sabah ve akşam okunması büyük bir sünnettir.
"Allâhümme ente Rabbî, lâ ilâhe illâ ente. Halaktenî ve ene 'abdüke, ve ene 'alâ 'ahdike ve va'dike mesteta'tü. Eûzü bike min şerri mâ sana'tü. Ebûü leke bi-ni'metike 'aleyye, ve ebûü bi-zenbî, fağfir lî fe-innehû lâ yağfirü'z-zünûbe illâ ente."
"Allah'ım! Sen benim Rabbimsin. Senden başka ilah yoktur. Beni Sen yarattın ve ben Senin kulunum. Gücüm yettiğince Sana verdiğim söz ve vaad üzerindeyim. Yaptığım günahların şerrinden Sana sığınırım. Bana verdiğin nimetleri itiraf ederim, günahımı da itiraf ederim. Beni bağışla! Çünkü günahları Senden başka bağışlayacak kimse yoktur."
Günlük hayatta, yolda, işte veya namaz tesbihatlarında sürekli dilimizde olması gereken en kısa zikir şudur:
Okunuşu: "Estağfirullah el-Azîm ve etûbü ileyh."
Anlamı: "Yüce Allah'tan bağışlanma diler ve O'na tövbe ederim."
İstiğfar sadece dil ile söylenen bir söz değil, kalbin de onayladığı bir pişmanlıktır. Alimler, tövbenin kabulü için şu 3 şartın bir arada olması gerektiğini belirtir:
Pişmanlık Duymak: Yapılan hatadan dolayı kalben üzülmek.
Terk Etmek: O günahı hemen bırakmak.
Söz Vermek: Bir daha o hataya dönmemeye azmetmek.
İstiğfar etmek sadece ahireti değil, dünyayı da güzelleştirir. Kuran-ı Kerim'de Nuh Suresi'nde, çokça istiğfar edenlere Allah'ın şu nimetleri vereceği müjdelenir:
Gökten bol yağmur (bereket) yağdırır.
Mallarınızı ve servetinizi artırır.
Size evlatlar ihsan eder.
Sizin için bağlar, bahçeler ve ırmaklar var eder.
Bu sebeple; maddi sıkıntı çekenler, borçtan kurtulmak isteyenler veya çocuk hasreti çekenler için reçete "bol bol istiğfar çekmektir."
Evet, çekilir. Zikir ve dua için abdest şart değildir. Yatakta yatarken, yolda yürürken abdestsiz olarak "Estağfirullah" diyebilirsiniz. Ancak özel bir tövbe namazı kılacaksanız abdest gerekir.
Allah'ın affetmeyeceği günah (şirk hariç) yoktur. Yeter ki tövbe samimi (nasuh tövbesi) olsun. Günah ne kadar büyükse, pişmanlığın da o kadar derin olması gerekir.
Güzelce abdest alınır, 2 rekat namaz kılınır. Namazın ardından eller açılır, işlenen günah itiraf edilir, gözyaşı ile "Ya Rabbi pişmanım" denilerek istiğfar edilir.
Şeytanın en büyük tuzağı, insana "Sen çok günahkârsın, Allah seni affetmez" dedirtmektir. Sakın bu tuzağa düşmeyin.
Rabbimiz Zümer Suresi'nde şöyle sesleniyor: "Ey nefislerine uyup haddi aşan kullarım! Allah'ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Şüphesiz Allah bütün günahları bağışlar."
Bugün kendinize bir iyilik yapın ve dilinizden "Estağfirullah" zikrini düşürmeyin. Hem kalbiniz arınsın hem de kapalı kapılarınız açılsın.