
Tevbe Suresi’nin son iki ayeti, Kur’an’ın en çok bilinen ve okunan bölümleri arasında yer alır. Bu ayetler, Tevbe Suresi’nin 128. ve 129. ayetleridir ve genellikle birlikte okunur. İlk ayette Peygamber Efendimizin ümmete olan yakınlığı ve merhameti anlatılırken, ikinci ayette tam bir teslimiyet ve tevekkül ifadesi yer alır. Özellikle “Hasbiyallâhü lâ ilâhe illâ hû” ifadesiyle tanınan bu bölüm, halk arasında güçlü bir anlam dünyasıyla bilinir.


Lekad câeküm resûlün min enfusiküm azîzün aleyhi mâ anittüm harîsun aleyküm bil mu’minîne raûfun rahîm.
Fe in tevellev fe kul hasbiyallâhü lâ ilâhe illâ hû. Aleyhi tevekkeltü ve hüve rabbül arşil azîm.

Andolsun, size kendi içinizden öyle bir peygamber gelmiştir ki, sizin sıkıntıya düşmeniz ona çok ağır gelir. O, size çok düşkün, mü’minlere karşı da çok şefkatli ve merhametlidir.”
Eğer yüz çevirirlerse de ki: “Bana Allah yeter. O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. Ben ancak O’na tevekkül ettim. O, yüce Arş’ın sahibidir.”
Bu iki ayet birlikte okunduğunda güçlü bir anlam bütünlüğü ortaya çıkar. İlk ayet, Peygamberimizin ümmetiyle olan bağını, sorumluluk duygusunu ve merhametini açıkça ortaya koyar. İkinci ayet ise kulun yönünü tamamen Allah’a çevirmesini, şartlar ne olursa olsun tevekkülden vazgeçmemesini öğretir. Bu yüzden bu ayetler hem sevgi hem de teslimiyet dili taşır.
Tevbe Suresi genel olarak uyarı, sorumluluk ve samimiyet vurgusuyla bilinir. Son iki ayet ise bu sert çerçevenin ardından güven veren, yön gösteren bir kapanış sunar. Okuyan kişiye hem Peygamber bilinci hem de Allah’a dayanma şuuru kazandırarak sureyi tamamlar.



















.webp?alt=media&token=385c1fa5-8125-481b-986f-17831b8c195d)















.webp?alt=media&token=6c3a3030-f69d-4af0-ac9d-7a5d3eb35986)


.webp?alt=media&token=f35f7bab-a402-4285-9c39-1a4809f4d486)










