
Kadir Gecesi, zamanın durup insanın içine döndüğü nadir gecelerden biri gibi anlatılır. Her yıl yaklaştığında sadece takvimler değil, kalpler de bu geceyi aramaya başlar. Ne zaman olduğu kadar, neden bu kadar kıymetli olduğu da merak edilir. Bu merak bizi ister istemez Kuran’a, ayetlerin işaret ettiği manaya doğru götürür.


Kadir Gecesi, Ramazan ayının son on günü içinde yer alan tek gecelerden biri olarak kabul edilir. İslam geleneğinde özellikle 21, 23, 25, 27 ve 29. geceler üzerinde durulur. Bu yaklaşım, Peygamberimizin Ramazan’ın son on gününde ve özellikle tek gecelerde Kadir Gecesi’ni aramayı tavsiye eden rivayetlerine dayanır.
Uygulamada ise 27. gece öne çıkmıştır. Bunun sebebi tarihsel tecrübe, alimlerin görüşleri ve toplumda oluşan ortak kabuldür. Ancak bu kabul, Kadir Gecesi’nin kesin olarak sadece o gece olduğu anlamına gelmez. Asıl çerçeve nettir: Kadir Gecesi Ramazan’ın son on günündedir ve tek geceler içindedir.
Bu sene Kadir Gecesi 16 Mart 2026 Pazartesi gecesine denk geliyor.
Evet, Kadir Gecesi Kuran’da açıkça geçer ve doğrudan bir sureye adını verir. Kadir Suresi, bu gecenin neden bu kadar özel olduğunu kısa ama çok güçlü ifadelerle anlatır. Sure, “Biz onu Kadir Gecesi’nde indirdik” ayetiyle başlar ve Kuran’ın indirilişinin bu geceyle bağını net biçimde kurar. Buradaki “onu” ifadesi, Kuran’ın kendisidir.
Aynı surede Kadir Gecesi’nin “bin aydan daha hayırlı” olduğu söylenir. Bu, sayısal bir karşılaştırmadan çok, bu gecenin sıradan zaman ölçülerinin ötesinde bir değere sahip olduğunu gösterir. Devam eden ayette meleklerin ve Ruh’un yani Cebrail’in bu gecede Allah’ın izniyle yeryüzüne indiği ifade edilir. Son ayet ise gecenin baştan sona bir selam, bir esenlik hali olduğunu vurgular.
Kadir Gecesi’ne dolaylı bir işaret de Duhan Suresi 3. ayette geçer. Burada “mübarek bir gece” ifadesi kullanılır ve Kuran’ın o gecede indirildiği belirtilir. Birçok alim bu ayetin Kadir Gecesi’ne işaret ettiğini kabul eder. Yani Kadir Gecesi, sadece rivayetlerle değil, Kuran’ın kendi diliyle de sabitlenmiş bir gecedir.
“Kadir” kelimesi Arapçada ölçü, değer ve hüküm gibi anlamlar taşır. Bu yüzden Kadir Gecesi, sadece kutsal kabul edilen bir zaman dilimi değil, insanın kendisiyle yüzleştiği bir gece olarak da görülür. Hayatın hızının yavaşladığı, yapılanların ve yapılmayanların daha net fark edildiği bir durak gibidir. O geceye yüklenen anlam, dışarıdan çok içeride kurulur.
Bu gecede indirilen şey sadece ayetler değildir. İnsan için bir yön duygusu da başlar. Ne tarafa baktığını, neyi önemseyip neyi ertelediğini fark eder. Kadir Gecesi bu yüzden korku diliyle değil, hatırlatma diliyle konuşur. İnsana ne olduğunu değil, ne olabileceğini gösterir.
Kadir Gecesi’nin önemi, tek bir ibadetle ya da belirli bir davranışla sınırlı değildir. Bu gece, Kuran’ın insanlıkla ilk temas kurduğu zaman olması açısından merkezde durur. Vahyin inişiyle birlikte bilgi, sorumluluk ve bilinç de başlar. Bu da geceyi sadece bireysel değil, insanlık tarihi açısından da önemli kılar.
Aynı zamanda bu gece, affın ve yenilenmenin mümkün olduğuna dair güçlü bir hatırlatmadır. İnsan geçmişte yaptıklarıyla değil, yöneldiği yerle değerlendirilir. Kadir Gecesi bu yönelişi sakin bir dille önüne koyar. Gürültü çıkarmaz, vaat dağıtmaz. Sessizliğiyle ciddidir. Belki de bu yüzden her yıl yeniden hatırlanır ve her seferinde başka bir yerimize dokunur.


















.webp?alt=media&token=8fb4ed7d-9799-4cbf-b817-214cebe6b7b3)



.webp?alt=media&token=385c1fa5-8125-481b-986f-17831b8c195d)











.webp?alt=media&token=16479b3c-99b8-4595-8375-a277a2ee5651)








.webp?alt=media&token=6c3a3030-f69d-4af0-ac9d-7a5d3eb35986)


.webp?alt=media&token=f35f7bab-a402-4285-9c39-1a4809f4d486)












